Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/9000 E. 2017/15695 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9000
KARAR NO : 2017/15695
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesi’nin temyiz aşamasında bulunan dosyaya gönderdiği 24.07.2017 tarihli yazısına ekli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu’nun 20.07.2017 tarih 2017/17321 CBS Soruşturma sayılı yazısı ve ekleri ile; ”Suça konu aracın suça sürüklenen çocuklar … ve … tarafından çalındığı olayda, …’ın abisi olan …’ın söz konusu aracı … ile birlikte çaldığının, başlatılan soruşturma kapsamında …’ın kimlik bilgileri ile parmak izi formları, uzmanlık raporları, … ve …’ın beyanlarından anlaşılmakla, … hakkında 2015/17321 soruşturma numaralı dosyasından başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, … hakkında açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verilmiş ise de; belirtilen deliler yalnız başına veya önceden sunulan deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuk …’ın beraatini gerektirecek nitelikte olduğu” belirtilerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş ise de; kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanmış bir davada, CMK madde 311’de düzenlenen hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yolun gidilebileceği, temyize konu dosyanın kesinleşmediği anlaşılmakla, suça konu talebin temyiz aşamasında değerlendirilmesi gereken deliller olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
1-Olay günü park halinde kapıları açık ve kontak anahtarı üzerine bırakılan aracın çalınması olayında; Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesi’nin temyiz aşamasında bulunan dosyaya gönderdiği 24.07.2017 tarihli yazısına ekli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu’nun 20.07.2017 tarih ve 2017/17321 CBS Soruşturma sayılı yazısı ve eklerindeki kimlik bilgileri ve parmak izi formları, uzmanlık raporları, … ve …’ın beyanları, diğer bilgi ve belgeler birlikte, temyize konu dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve … ilgili diğer dosyanın dosyamızla birleştirilerek sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen ve CMK’nın 231. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılan hükümden sonra deneme süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle duruşma açılarak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması, Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında;
CMK’nın 230, 223. maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
3-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılmaması ve sosyal inceleme raporunun aldırılmama nedeni kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu’nun 20.07.2017 tarih 2017/17321 CBS Soruşturma sayılı yazısı ve ekleri ile yapılan temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.