YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8599
KARAR NO : 2017/21141
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı feshinin haklı nedene dayanmadığını, fazla çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarından fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma ücretinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, fazla çalışma ve işçinin ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma ücret tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Dosya içeriğine göre; davacının davalıya ait işyerinde teknisyen olarak 08/01/2009 – 27/02/2010 ve 02/07/2011-27/04/2013 tarihleri arasında çalıştığı sabittir. Davacı, kıdem tazminatı ve dava konusu işçilik alacaklarının her iki çalışma dönemi de dikkate alınarak hesaplanmasını ve hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, davacının söz konusu çalışmalarının kesintiye uğradığı 27/02/2010 – 02/07/2011 tarihleri arasındaki dönemde kendine ait Teknik Bilgisayar isimli işyerinde Bağ-Kur sigorta kaydının bulunması sebebi ile 02/07/2011 – 27/04/2013 tarihleri arasındaki çalışma süresinin kıdem tazminatına esas alınması ve her iki çalışma dönemi nazara alınarak yıllık izin ücretinin hüküm altına alınması isabetlidir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda feshe bağlı olmayan fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları yönünden sadece ikinci çalışma dönemi göz önüne alınarak karar verilmesi hatalıdır.
3- Diğer yandan, davacı 26/04/2013 tarihinde ücret alacağı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram genel tatil, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmesi için davalı işverene ihtarname göndermiş olup dava konusu alacaklar yönünden davalı işveren dava tarihinden önce temerrüde düşürülmüştür. Söz konusu ihtarnamenin davalıya 30/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, talep doğrultusunda, kıdem tazminatı haricindeki dava konusu işçilik alacaklarına 04/05/2013 temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.