Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/18468 E. 2017/24893 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18468
KARAR NO : 2017/24893
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde değişen alt işverenler bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan feshedildiğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili, davacı ile davalı arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının idare binalarının temizlik ve yardımcı hizmetlerini yürüten yüklenici şirketin işçisi olması nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:Karara karşı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, bilirkişi raporuna göre davacının haftanın beş günü 07.00-18.30 saatleri, cumartesi günü ise 08.00-15.00 saatleri arasında haftanın altı gün çalıştığı, böylece haftada 11,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, fazla çalışma alacağı hesaplanmış ve mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek, fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, davacının Dairemizin 2015/31873 esasına kayıtlı dosyasında, 27.11.2014 tarihli duruşmada davacı tanığı olarak dinlendiği, beyanında kendisinin haftada beş gün 07.00-18.30 saatleri arasında çalıştığını ifade ettiği ettiği anlaşılmaktadır. Davacının bu beyanının kendisi yönünden bağlayıcı olduğu dikkate alınmalıdır. Belirtilen nedenle, davacının haftada beş gün çalıştığının kabulü ile, buna göre fazla çalışma yapıp yapmadığının tespiti gerekirken, yazılı şekilde altı gün çalıştığı benimsenerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.