Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/3992 E. 2017/15871 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3992
KARAR NO : 2017/15871
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanığın aşamalarda alınan ifadelerinde, suç tarihinde tutanak tutulan şirkette çalışmadığını sadece şirketin kendi adına kayıtlı olduğunu beyan etmesi karşısında; tutanak tutulan adreste bulunan şirketin suç tarihinde fiilen kimler tarafından işletildiğinin, gerekirse komşu, mülk sahibi gibi tanıklara da sorulması, kolluk araştırması, ticaret sicili, vergi kayıtları gibi araştırmalar ile kesin olarak tespit edilerek bu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde, bu dava dosyası ile birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Tanık ….’ın dinlenirken CMK’nın 48. maddesi uyarınca kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenilmesi,
Kabule göre de;
3-Suça konu elektrik sayacının 29.08.2014 tarihinde kurum tarafından mühürlendiği, 30/06/2015 tarihli kaçak tespit tutanağı ile suç konusu sayacın mühürlerinin fek edilerek su kullanıldığının tespiti karşısında; mührün konuluş amacına aykırı davranması nedeniyle yüklenen mühür bozma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden, yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mühür bozma suçundan beraatine karar verilmesi,
4-Sanık hakkında; borçtan dolayı kapalı suyu mühür fekki yaparak işyerinde kullandığının kaçak su tespit tutanağı ile tespiti karşısında, Ceza Genel Kurulu’nun 16/05/2006 tarih, 2006/7-137 Esas ve 142 Karar ile 13/06/2006 tarih, 2006/7-160 Esas ve 161 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; sanık halen suça konu yerde çalışıyor ise; keşif yapılıp tüketim ihtiyacına göre, çalışmıyor ise;
-İhtilafsız aynı dönemdeki tüketim ihtiyacına göre,
-Aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine göre,
-Projesinde belirtilen ortalama çalışma saatlerine göre, suç tarihine kadar tüketilmesi gereken su miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz su kullanım bedelinin, sayaçtan geçen miktara ilişkin endeksin belirlenen gerçek ihtiyaç ile karşılaştırılıp orantılı olup olmadığına dair yeterli içerik ve nitelikte bilirkişi görüşü alınması,
a- Alınacak bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediğinin tesbiti halinde, beraat kararı verilmesi gerekeceği,
b-Bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tesbiti halinde; kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK’nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usuli işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği ve TCK 168/5. fıkrası ve CMK 223/8. fıkrası uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için suç tarihine göre düşme kararı verileceği ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa mutlaka makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile beraat kararı verilmesi,
5- Yargılamaya konu tutanak dışında aynı yerle ilgili olarak aynı sanık hakkında, başka tespit tutanaklarının da düzenlendiği ve bu tutanaklara ilişkin davalar açıldığı UYAP üzerinden yapılan incelemeden anlaşılmakla; gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, sanık hakkında aynı yer ile ilgili açılan diğer dava dosyalarıının getirtilip incelenerek, iddianame ile oluşan hukuki kesinti değerlendirilip, tutanaklar arasındaki süre de dikkate alınarak sanık hakkında suça konu tutanaklar yönünden 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanma koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde, Ceza Genel Kurulu’nun 21.05.2013 tarih, 2012/13-1543 Esas ve 2013/257 Karar, 15.03.2016 tarih, 2014/10-847 Esas ve 2016/120 Karar sayılı kararlarındaki ilkelerde dikkate alınarak TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım, kesinleşen dosyalar yönünden de mahsup işleminin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik kovuşturma sonucu beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.