YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15100
KARAR NO : 2017/858
KARAR TARİHİ : 07.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya borç para gönderdiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.11.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle alacağının sebebini değiştirerek davalıdan haricen araç alıp davalıya 21.250 TL ödediğini, ancak davalının aracın devrini gerçekleştirmediğini açıklamıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 10.10.2012 tarih, 2012/6845 Esas ve 2012/14833 Karar sayılı ilamı ile; “Davacı, davalıya havale yoluyla gönderilen paranın tahsili için dava açmış, davalı kendisine böyle bir ödeme yapılmadığını savunmuştur. Dosyaya ibraz edilen havale dekontlarından bazılarında davacı tarafından davalı adına ve hesabına havaleler yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı taraf isticvap edilerek bu ödemeleri alıp almadığı kendisine sorulup gerektiğinde banka ve … bu yönde araştırma yapıldıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının, davalıdan … İcra Müdürlüğü’nün 2009/3048 Esas sayılı takip dosyasına istinaden takip tarihi itibariyle geçersiz satış sözleşmesi gereği ödemiş olduğu 21.250,00 TL’yi davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava havale suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemi ile başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Havale suretiyle yapılan ödemeler aksi kanıtlanmadığı sürece bir borcun ifası amacıyla yapılmış sayılır. Davalı mahkemedeki beyanında ödemeyi mevcut bir borca karşı aldığını bildirmiştir. Davacı yapılan havalenin davalıya borç ya da satış sebebi ile verildiği iddiasını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Kaldı ki bir kısım havaleler de davacı tarafından yapılmamış … … tarafından yapılmıştır. Mahkemece bunlar yönünden davacının aktif husumeti bulunmadığının kabulü gerekir.
Mahkemece açıklanan ilkeler gözetilerek ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.