Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2017/381 E. 2017/2996 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/381
KARAR NO : 2017/2996
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacı, 2002 yılından 2013 yılına kadar davalı işverenlikte çalıştığının tespitini talep etmiş olup, Mahkemece, ilk kez davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairemizin 08.02.2016 tarih, 2015/23377 Esas, 2016/1320 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş; Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmeksizin usule aykırı olarak, yine bozma öncesi hükmün aynı şekilde kurulması yerinde görülmemiştir.
Bozma ilamında öncelikle, davalı … Genel Müdürlüğü tarafından klasör halinde sunulduğu belirtilen belgeler ile orman bilirkişi raporunun düzenlenmesinde esas alındığı anlaşılan ödeme raporları ve bordroların dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu belgelerin eksiksiz biçimde dosya içerisine alınması istenilmiş, bozma sonrası davalı idare tarafından verilen cevapta, tüm bilgi ve belgelerin klasör halinde 2013/59 Esas sayılı dosyaya sunulduğu belirtilmiş ise de dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalı … idaresi tarafından klasör halinde sunulan delillerin temin edilerek, iş bu dosya içerisine alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan, davacının dava dilekçesinde 2013 yılına kadar çalıştığını belirtmesine karşın, Mahkemece, davacının 30.09.2013 tarihine kadar çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmakla, davacıya talebinin net bir şekilde açıklattırılması istenilmiş, bu husus da yerine getirilmemiştir. Davacıya çalışmasının sona erdiği tarih açıklattırılarak, taleple bağlılık ilkesi gereğince talep aşımına neden olmayacak şekilde hüküm kurulmalıdır. Ayrıca, hüküm kurulurken, davacının kabul edilen 180 gün çalışmasının başlangıç ve bitiş tarihleri yıl yıl (gün ay yıl olarak) belirtilmeli, bilirkişi raporuna atıflı yasaya aykırı ve infaza elverişli olmayan şekilde karar verilmemelidir. Mahkemece, resen araştırma ilkesi doğrultusunda bordro tanığı olmaması halinde, davacının ikamet ettiği köyde davalı … idaresinde istifleme işinde çalışan kişiler tespit edilmeli, çalışan kişilere ilişkin muhtarlık kayıtları olup olmadığı araştırılarak, bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, yukarıda belirtilen uygun şekilde karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı … Genel Müdürlüğü’ne iadesine, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.