Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22221 E. 2017/25272 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22221
KARAR NO : 2017/25272
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalıya ait akaryakıt istasyonunda aralıksız olarak haftanın altı günü gündüz vardiyasında 08.00-20.00, gece vardiyasında 20.00-08.00 saatleri arasında çalıştığını, böylece günde 12 saat haftada 72 saat çalışarak, yaklaşık 27 saat fazla çalışma yaptığını, genel tatil günlerinde de çalıştığını, ancak bu çalışmalara ait ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket yetkilisi, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen alacakların ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf 08.00-20.00 ile 20.00-08.00 şeklinde olmak üzere ikili vardiya esasına göre çalışarak haftada 27 saat fazla çalışma yaptığını ileri sürmüş, davalı taraf ise işyerinde fazla çalışma yapılmadığını savunmuştur. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları, belirli bir gün sayısı veya çalışma süresi aralığı belirtmeksizin davacının günde 4 saat fazla çalışma yaptığını beyan etmiştir. Bilirkişi raporunda, davacının iddiası ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının ikili vardiya esasına göre çalışarak haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak, rapor doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, davacı tanıklarının soyut ve yetersiz beyanlarına itibar edilerek fazla çalışma alacağının kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Davacı tanıklarının günde 4 saat fazla çalışma yapıldığına yönelik beyanları soyut nitelikte olup, yapılan çalışmanın fazla çalışma olup olmadığının tespiti konusunda tanıkların kişisel değerlendirmeleri ile yetinilemeyeceği gibi, tanıklardan yasal olarak hangi çalışmaların fazla çalışma, hangilerinin normal çalışma olduğunu bilmeleri de beklenemez. Fazla çalışma süresinin şüpheden uzak ve doğru şekilde belirlenebilmesi, ancak çalışılan gün sayısı ile günlük ve haftalık çalışma sürelerinin belirlenmesi ile mümkün olabilir. Bu itibarla davacı tanıkları yeniden çağrılarak, davacının çalışma gün ve saatleri, çalışma şeklinin vardiyalı mı, yoksa vardiyasız mı olduğu, şayet vardiyalı ise davacının hangi vardiyada çalıştığı, vardiya değişiminin hangi sıklıkta olduğu, vardiya saatleri ile ara dinlenme sürelerinin hangi sıklıkta ve uzunlukta olduğu gibi fazla çalışma süresinin belirlenmesine yönelik sorular ayrıntılı şekilde tanıklara sorulup açıklığa kavuşturulduktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirmeye tabi tutularak davacının fazla çalışma alacağı ile ilgili bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.