YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22876
KARAR NO : 2017/28401
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı …. Ltd. Şti.nde 2007/5 ayında şantiye şefi formen olarak yurtdışında önce …da çalıştığını, daha sonra ise …ın işçisi olarak … İnş. A.Ş. ye ait şantiyede çalıştığını Libya dönüşünde ise yine …daki eski işinde çalıştığını Ekim 2010 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, 2009/Ocak-2010 Şubat döneminde… çalıştığını, …’da hafta sonu dahil olmak üzere günlük 10 saat çalıştığını, bakiye ücretinin şubat 2011 de ödendiğini iş bitimi nedeniyle iş akdi feshedilmesine rağmen haklarının ödenmediğini savunarak kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … şirketi vekili, davacının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, davacının …’daki çalışmalarından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını,…ki işle ilgili olarak, davalı … şirketi ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını ve … şirketinin işlerin yürütülmesinde müvekkili şirkete destek verdiğini, bu işleri yürütürken bazı teknik personelleri istihdam ettiğini, ancak başlangıçta … Şirketinin… tescili olmadığı için söz konusu personelleri müvekkili firma üzerinden Libya’ya götürdüğünü, davacının sanki müvekkili firmanın işçisi gibi görünse de fiili olarak her zaman … şirketinin işçisi olarak çalıştığını, aylık ücretinin 700.00 Libya dinarı olduğunu,… kaldığı sürenin Polnet kayıtlarından tespit edilebileceğini ve davacının çalışma süresinin 1 yılı bulmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davacının çalıştığı dönemlerin farklı olduğunu, davacının 29.06.2007 tarihinde işe girdiğini, 31.01.2009 tarihine kadar ve 06.04.2010-25.10.2010 tarihleri arasında çalıştığını iş akdinin istifa yoluyla sona erdiğini, davacıya tüm alacaklarının ödendiğini, davacının davalı şirketi ibra ettiğini…ki dönemle ilgilerinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın… bulunduğu süre için fazla mesai ve kıdem tazminatı alacağından davalıların müştereken ve müteselsil sorumlu olduğu, diğer dönemden … şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı …’da içme suyu boru hattı projesinde hafta sonu dahil günlük ortalama 10 saat çalıştığını belirterek fazla çalışma ücreti talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanları dikkate alınarak davacının 6 gün ortalama 07:00-18:30 arası 11,5 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenme ile 10 saat fiilen çalıştığı ve haftada 15 saat fazla mesai yaptığı ayrıca zaman zaman boru geldiğinde 23,24:00 e kadar çalıştığı iddia edildiğinden bu sürenin hesaba katılmasıyla 15,5 saat haftalık fazla çalışma yapıldığının kabulüyle hesaplama yapılmıştır.
Davacı tanıklarından … …’da çalıştığından bu döneme ilişkin tanıklık etmiştir. Diğer davacı tanığı … ise davacıyla …’da birlikte çalıştıklarını belirterek çalışma saatlerine ilişkin bilgi vermiş, sonra kendisinin de 2009/7. ayında Libya’ya gittiğini, davacının kendisinden 3 ay gitmiş olduğunu belirtmiş ancak çalışma saatlerine dair bilgi vermemiştir…. çalışılan dönem için davacı ile Öztaş şirketi arasında yapılan yurtdışı hizmet sözleşmesinde haftalık çalışma süresinin 48 saat olduğuna dair düzenleme mevcut olup 3 saatlik çalışmanın ücretiyle birlikte ödendiği anlaşılmaktadır. Dosyada davacının Libya’daki çalışma döneminde fazla mesai yaptığına dair ispat yoktur. Bu dönemin dışlanarak hesaplama yapılması ve hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi