Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2015/8212 E. 2017/2539 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8212
KARAR NO : 2017/2539
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin 683 no’lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, söz konusu dairede Abdullah Paksoy’un kiracı olarak oturduğunu, davalı kooperatifin dairenin usülsüz kullanıldığını bahane ederek müvekkili üyelikten çıkardığını ileri sürerek, işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca bütün kat maliklerinin muvafakatini gösterir belgeyi sunduğu ancak yasal prosedürün yerine getirilmesine rağmen davacının kooperatif üyeliğine yeniden kabul işleminin yapılmadığı, oysa ki kooperatif anasözleşmesinin 18. maddesi gereğince ortaklığı sona erenlerin ayrılma nedenlerinin ortadan kalkması halinde yeniden ortaklığa kabul edileceklerinin düzenlendiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, kooperatif genel kurulunca verilen ortaklıktan çıkarılma kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Kooperatif üyeliğinden ihraç kararı anasözleşmenin 14. maddesine uygun şekilde yapılmıştır. Davacının arsa maliklerinden konutun işyeri olarak kullanılmasına ilişkin almış olduğu muvafakat daha sonraya ait olup bu davaya konu olan ihraç kararını etkilememekte, kooperatif tarafından alınacak ayrı bir işlemin konusunu oluşturmaktadır. Bu nedenle mahkemece sonradan alınan muvafakatların ihraç kararının iptaline gerekçe yapılması dogru görülmemiştir. Bu gerekçeyle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.