Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39450 E. 2017/20613 K. 05.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39450
KARAR NO : 2017/20613
KARAR TARİHİ : 05.10.2017

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde çalışmakta iken 24/03/2015 tarihinde, son aylarda … Birleşik Devletleri-… Ülkelerinde yaşanan petrol fiyatlarının düşmesi ve maliyetlerin artması gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedildiğini, işe iadesine ve 4 aya kadar ücretinin davalı işverenden tahsiline, işe iade kararına uyulmaması halinde 4 ile 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkil şirketle imzaladığı belirsiz süreli iş akdinin son dönemde petrol varil fiyatlarındaki düşmeye istinaden ve gerekli şekil şartları yerine getirilerek feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilince 29/12/2016 tarihinde tefhim edilen karara karşı 02/01/2017 havale tarihli süre tutum dilekçesi, 18/01/2017 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli karara karşı 06/02/2017 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulduğu, davalı vekilinin sekiz günlük istinaf süresi içinde sunduğu istinaf dilekçesinde açık bir sebep belirtmemiş olduğu, yapılan yargılama ve karar ile ilgili olarak kamu düzenine ilişkin hukuka aykırı bir yönün de olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, … sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verilmiş, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren yönetim hakkı kapsamında amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar alabilir. Geniş anlamda işletmesel karar işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda bu kapsamda aldığı her türlü karardır.
İşletmesel karar söz konusu olduğunda kararın yararlı veya amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin biçimsel koşullarına uyduğunu içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli veya haklı nedene dayandığını kanıtlamalıdır. Bu kapsamda işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle yapıldığı ileri sürüldüğünde bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda, petrol üretim alanında faaliyet gösteren davalı işyerinde, numuneci olarak davacının iş akdi davalı işveren tarafından 24/03/2015 tarihinde, petrol piyasasındaki olumsuzluklar sebebi ile alınmış işletmesel karar doğrultusunda geçerli nedene dayanılarak feshedilmiştir.
Mahkemece seri olarak açılan davaların yargılamalarının ilk etapta, tüm dosyaların birleştirildiği 2015/77 esas sayılı dosyası üzerinden yapıldığı, talimat yolu ile yapılan bilirkişi raporu temini işleminin, yine aynı esas sayılı dosya üzerinden yapıldığı, ancak her dosya bakımından ayrı rapor hazırlanmasının istenildiği, rapor alınması sonrasında dosyanın ayrılmasına karar verilerek yukarıda yazılı olan esas numarasına kayıt edildiği, davalı tarafın sunduğu kayıtlar ve bilirkişi incelemesine esas klasörlerin temyiz incelemesi esnasında dosya ekinde bulunmadığı, dosyanın ayrılma ve birleştirme aşamaları esnasındaki duruşma tutanakları vb evrakların dosya içerisinde bulunmadığı, bu haliyle eksik tüm tutanaklar, belge ve kayıtların dosyaya tam olarak kazandırılması gerekliliği bozma sebebi yapılmıştır.
Ayrıca, davalı tarafça ileri sürülen fesih sebebi hakkında inceleme yapmak üzere oluşturulan bilirkişi heyetinin; bir hukukçu, bir petrol-doğalgaz mühendisi ve bir iş ve sosyal güvenlik uzmanı (…) bilirkişiden oluşturulduğu, feshe gerekçe yapılan hususun ekonomik daralma nedenine dayandığı gözönünde bulundurulduğunda bilirkişilerin uzmanlık alanlarının konu hakkında inceleme yapmaya uygun nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Ekonomik daralma gerekçesine dayanan işletmesel karar sonrası alınmış fesih işlemi hakkındaki incelmenin, esas olarak işletmenin ekonomik yapısı ve bilançosu, muhasebe kayıtları, maliyet, gider ve kar durumu, ekonomik tedbire başvurulmasında iş hukukunun gerektirdiği yukarıda sayılan ilkelere uygun davranılıp davranılmadığı hakkında olduğu gözönünde bulundurularak konu hakkında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaması da diğer bir eksikliktir.
Belirtilen eksiklikler ve yetersiz inceleme dolayısı ile bozma kararı verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.