Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/44571 E. 2017/27862 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44571
KARAR NO : 2017/27862
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı , belirsiz süreli iş akdi ile davalı işyerinde çalışmaya başladığını, davalı işyerinin 3294 Sayılı Kanun tarafından kurulmuş olup, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından yönetilen Fon kurulu tarafından iş ve işlemleri yürüttüğünü, iş akdinin davalı kurum tarafından haksız olarak feshedildiğini ,bu nedenle feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının iş sözleşmesinin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK’nın 4. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, ayrıca 30 işçi koşulunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davalı işverenin davacının FETÖ terör örgütüyle irtibatının olduğu yönünde güçlü şüphesi olduğu tespiti yapmış ve güçlü şüpheye dayanan feshin geçerli fesih nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; … Mahkemesi’nin 04.08.2016 tarih ve 2016/12 karar sayılı Genel Kurul Kararında açıkça ifade edildiği üzere 667 KHK çerçevesinde yapılacak iş ve işlemlerde somut bir delile dayanma zorunluluğu öngörülmemiş olup, yetkili kurul ve organların kanaatleri yeterli görüldüğünü, bu çercevede davacının FETÖ terör örgütüyle irtibatının olduğu yönünde tespiti yapmış ve güçlü şüpheye dayanan feshin geçerli fesih nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak, karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı H.M.K.’nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı işyerinde 30 işçi çalıştırma koşulu oluşup oluşmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi ile ” otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmesinin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.” hükmü getirilmiştir. Burada dava açmada ön koşul işyerinde en az 30 işçi bulunması ve 6 aylık kıdem şartıdır.
Davalı, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ile kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı olup, …’ndan gelen yazı cevabına göre fesih döneminde davalı vakıfta 5 kişinin çalıştığı görülmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 09/06/2017 gün ve 2016/3 esas 2017/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ile kurulan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olup, ayrı işyeri olan bağımsız işveren oldukları bu nedenle her vakıf için işyeri düzeyinde toplu iş sözleşmesi yetkisi verilebileceği; iş güvencesi hükümlerinden yararlanmanın ön koşullarından olan işçi sayısı tespit edilirken her vakıf yönünden sadece kendi işçi sayısının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre, davalı Malatya Valiliği Malatya İli Sosyal Yardımlaşma Vakfı işyerinde 30’dan az işçinin çalıştığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca. Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2017/932 esas ve 2017/1042 karar sayılı ve Malatya 2. İş Mahkemesinin 2016/729 esas, 2017/152 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hâzineye irad kaydına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin bulunmadığının tespitine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.