YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1932
KARAR NO : 2017/2676
KARAR TARİHİ : 03.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalıların murisi olan … arasında ticari ilişki bulunduğunu, mali sıkıntıya düşerek borçlarını ödemekte zorlanan şirket müdürü …’nın …’den yardım istediğini, tarafların aralarında anlaşarak, 500.000 TL tutarlı bonoyu takibe koydukları, takip kapsamında şirketin malvarlığı üzerinde 1.sıradan haciz şerhi işlendiğini, böylece şirket mallarının diğer alacaklılar tarafından icra kanalıyla satışının engellendiğini, öte yandan müvekkilinin aralarındaki ticari ilişkiden doğan borcu ödemeye devam ettiğini, ancak bazı ödemelerin aksadığını, vadesinde ödenmeyen kıymetli evrakın icra kanalıyla müvekkilinden tahsil edildiğini, murisin borç ödenmiş olmasına rağmen 60.000 TL vade farkı faturası keserek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin faturayı kabul etmemesi üzerine , murisin bu tutarı muvazaalı şekilde başlatılan icra takibinden tahsil etmeye çalışıldığını, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen karşı tarafla uzlaşamadığını ileri sürerek, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/13954 Esas sayılı dosyasında takibe konulan bono nedeniyle şimdilik 15.500 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin takibe konu alacaktan davacının ceza mahkemesindeki ikrarıyla sabit olan 60.000 TL dışındaki 440.000 TL’lik kısımdan feragat ettiklerini, davacının muvazaa iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava kambiyo senedinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davaya konu malen kaydı içerir bononun düzenlenmesine neden olacak mal satışı bulunduğuna dair delil bulunmadığı gibi 500.000 TL tutarlı senedin 440.000 TL’sinden feragat edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda senedin güven ilişkisine dayalı olarak verildiğinin kabulü gerektiği, öte yandan bono 60.000 TL’lik alacak için verilmemiş olduğundan bu borcun davaya konu takip dosyasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle, taleple bağlı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davacının … İcra Müdürlüğü’nün 2008/13954 Esas sayılı dosyasında 15.500 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonoda kayıtlı miktarın 15.500 TL’sinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak bonoya dayalı iddiaların yazılı delille ispatı gerekir. Somut olayda davacı tarafça bononun geçersizliğine ya da bedelsizliğine ilişkin yazılı bir delil sunulamamıştır. Yerel mahkeme kararında belirtilen gerekçeler yazılı delille ispat kuralını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığından bu yöndeki mahkeme gerekçeleri yerinde görülmemiştir. Kaldı ki menfi tespit davalarının kısmi olarak açılamayacağı hususu da mahkemece gözetilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.