YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22875
KARAR NO : 2017/28400
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Davalı… A.Ş. ve …. Ltd. Şti. Temyizi Yönünden;
Kararı temyiz eden davalı … A.Ş. ve …. Ltd. Şti. vekilince temyiz yoluna başvurma harcının eksik yatırıldığı, davalılar vekiline usulüne uygun muhtıra çıkarılarak temyiz karar harcı ile bakiye karar harcının yedi günlük kesin sürede tamamlanması aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı ihtar edildiği, ancak yedi günlük kesin süre içinde söz konusu harçların yatırılmadığı anlaşılmıştır. Yedi günlük kesin süre içinde temyiz karar harcı yatırılmadığından 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 432. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE,
Davacı ve Davalı … Bakanlığının Temyizi Yönünden;
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında hükmedilen alacaklardan alt işverenlerin ve son işverenin ne miktarda sorumlu olduğu hususu tartışmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı Kanun’un 14/2. maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerini devir veya intikalinden söz edildikten sonra “yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki veya fiili bir bağlantı olsun ya da olmasın kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Feshe bağlı olmayan haklardan ise her alt işveren kendi dönemi ile sorumludur. Asıl işveren tüm dönemden sorumludur.
Sonuç olarak, tarafların fesih konusunda irade açıklamaları veya fesih işlemi yerine geçecek işlemleri olmadığı sürece, işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde iş yeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi yerinde olur. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılır. Asıl işveren tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı alacağından; devreden alt işveren ise kendi çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumludur.
Somut olayda, davacı en son ihale alıcısı… A.Ş. ve …. Ltd. Şti. Ortak girişimi işyerinde 01.01.2012-31.12.2014 tarihlerini kapsayan sözleşme ile temizlik işçisi olarak çalışmıştır. Davacının son işvereni ortak girişim olup feshe bağlı haklardan asıl işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Dava konusu hak ve alacaklardan …’nın asıl işveren, Ortak girişimi oluşturan… A.Ş. ve …. Ltd. Şti.’nin ise son alt işveren olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve … Tem. Ltd. Şti. lehine vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.