Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22360 E. 2017/14207 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22360
KARAR NO : 2017/14207
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı … yerinde çalışan 150 işçinin 62 sinin …’na üye olması üzerine T.C. … … … Bakanlığı’nca 08/06/2015 tarihinde yetki tespit belgesi düzenlendiğini, işverence haksız ve kötü niyetli olarak toplu iş sözleşmesi süreçlerini uzatmak gayesi ile Sendikanın yetkisine … 3. İş Mahkemesi’nin 2015/417 E. sayılı dosyası ile itiraz edildiğni, işverenin özellikle sendikal örgütlenmenin başını çektiğini düşündüğü işçilerin arasında saygı duyulan ve ustabaşı görevinde bulunan teknik elemanları müvekkili ile İ.A. nın iş akdini haksız ve mesnetsiz gerekçelerle 08/09/2015 tarihinde feshettiğni, 14/09/2015 tarihli … 11. Noterliği nin 19166 yevmiye nolu fesih bildiriminde işçileri çalışma hürriyetini ihlal ettiği çalışma düzenini bozduğu sendika üyesi olmayan işçilere hakaret ettiği sendikaya üye olunması konusunda baskı yaptığı vs gibi gerekçelere dayanıldığını müvekkilinden herhangi bir savunmanın istenilmediğini, müvekkilinin iş akdinin feshinin tek nedenini iş yerindeki sendikal örgütlenmenin başını çeken ve işçiler üzerinde saygı duyulan kişilerden olmasından kaynaklandığını, ayrıca müvekkilinin işverenle hiçbir sorununun olmadığını, davacının işini en iyi şekilde ifa eden ve çalışma arkadaşları ile iyi ilişkileri olan bir çalışan olduğunu iş akdinin feshine kadar hiçbir şekilde uyarı almadan çalıştığını, bu nedenlerle de iş akdinin feshini gerektiren hiçbir nedenin olmadığını, davalı işverenin müvekkili davacının iş akdini feshettikten çok kısa bir süre sonra 14-15 Eylül 2015 tarihinde 23 sendikalı işçinin iş akdini feshettiğini, davalı işverenin bir yanda Anayasal bir hak olan sendikaya üye olan işçilerin iş akitlerini sendikal nedenle feshederek anayasayı ihlal ederken diğer yandan toplu işten çıkarma ile ilgili yasa maddelerine aykırı davranarak suç işlediğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde 08 Eylül 2015 tarihine kadar ‘üretim operatörü’ olarak çalıştığını, müvekkil Şirketin doğrudan yabancı sermaye yatırımı esasları ve mevzuatı gereğince tüm payları yabancı tüzelkişiliklere ait olduğunu aroma üretimi ve satışı ile sadece esans satışına aracılık hizmetleri ile iştigal ettiğini, 08 Haziran 2015 tarihi itibariyle … işletme yasal çoğunluk rakamını sağladığı iddiası ile T.C. … … … Bakanlığı’na başvuruda bulunduğunu ve bunun üzerine akabinde Bakanlık tarafından müvekkil Şirkete Sendikanın işletme yetki tespitine ilişkin yazı tebliğ edildiğini, bu yazıya karşı…, ayrı bir işletmesi olmaması ve bu sebeple yeterli çoğunluk sağlanamadığı gerekçesi ile süresi içerisinde yasal haklarını kullanarak … 3. İş Mahkemesinin 2015/417 E. Sayılı dosyası ile yetki tespitine itiraz ederek dava açtığını, davanın da halen derdest olduğunu, bu süreçte davacının,… işyerinde sendikalı olmayan veya sendika üyesi iken üyelikten ayrılan çalışanları tehdit ve hakaret ederek baskı yaptığını, buna ilişkin olarak müvekkil Şirket çalışanlarından … 03 Eylül 2015 tarihinde,… … 07 Eylül 2015 tarihinde davacı hakkında şikayet dilekçelerini müvekkil Şirkete ibraz ettiklerini, davacının çalışanı sendikadan istifa etmesi nedeniyle açıkça tehdit ettiğinin anlaşıldığı, ayrıca sendika yetkilisinin de kendisini tehdit ettiğini ileterek çalışanda rahatsızlık yarattığını, hatta davacının davranışlarının çalışanın özel ve aile hayatını da etkilediğini, bu eylemlerin kanunda belirtildiği üzere başlı başına haklı sebep oluşturduğunu, bu durumda davacının iş akdinin 25. maddenin II. fıkrasının (d) bendi uyarınca haklı olarak derhal feshedildiğini, davacının iş akdinin feshedilmesi üzerine… … Organize Sanayi Bölgesinde mukim işyerinin önünde sendika yetkilileri ile eyleme başladıklarını, ancak davacının bu süreçte yasal zeminden çıkarak,… çalışanlarına ve yöneticilerine karşı rahatsız edici ve suça konu olabilecek eylemlerde bulunduğunu ve halen bulunmaya devam ettiğini, davacının iş akdinin sendikal sebeplerle feshedildiği iddialarının doğru olmadığını, Sendikaya üye olmak herkesin ve dolayısıyla da müvekkil Şirket çalışanlarının anayasal hakkı olduğunu, bu doğrultuda kimsenin sendikalı olma hakkına müdahalesinin söz konusu olmadığını, feshin sendika üyeliği nedeni ile yapılıp yapılmadığının tespitinde, ayrıca işten çıkarılan sendikalı işçi sayısı da dikkate alınmasının gerektiğini, davacı ile birlikte sadece bir işçinin çıkarıldığını, kaldı ki bu noktada davacının haksızlığını dilekçesinde zaten kendisinin de dile getirmekte olduğunu, zira davacının da belirttiği gibi sendikanın yetki belgesi alması durumunda çoğunluk yetki tespiti başvuru tarihine göre değerlendirileceğinden davacının iş akdinin feshedilmesinin sendikanın yetkisine etki etmeyeceğini, diğer iş akdi feshedilen işçi İ.A. hakkında da davacı gibi işçilerin şikayetlerinin söz konusu olduğunu, bu sebeple her iki işçi işçilerin can güvenliğinin ve işyerinin düzenin korunması amacı ile işten çıkartıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 4857 sayılı Kanunu’nun 18. ve 19. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işverenin, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğu ve fesih bildiriminde gösterdiği sebep ile bağlı olduğu, başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe de dayanamayacağı, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından davacının savunması alınmadan feshedildiğinden geçersiz olduğu, davacının diğer işçilere baskı yaptığına ve hakaret ve tehdit ettiğine ilişkin somut bir delilin de bulunmadığı, davalı tanıklarının halen işyerinde çalışıyor olmaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği kanaatinin oluştuğu, ayrıca davalı işverenin davacının iş akdini sendikal çalışmalarından dolayı feshettiği fesih bildiriminden açıkça anlaşıldığından feshin sendikal sebeple yapıldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre; davacı işçinin iş akdi sendikal faaliyet yürütürken meşru sınırların dışına çıkarak davalı işyerinde çalışan başka işçiler üzerinde baskı ve tehdit uyguladığı gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiştir.
4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesinde, “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. hükmüne yer verilmiş olup, bu hükümle, işçinin savunmasının alınması şartı, davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshi için bir şart olarak öngörülmüştür. Bu meyanda haklı nedenle fesih halinde bu şart aranmaz.
Somut uyuşmazlıkta, işveren feshi haklı nedene dayandığından fesihten önce savunma alınmaması feshi haksız veya geçersiz kılmayacaktır. Aksi yöndeki karar gerekçesi bu nedenle yerinde değildir.
Öte yandan davalı tanıklarınca doğrulandığı gibi aynı iddia ile davacı hakkında açılan ceza yargılaması sonunda … 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/700 E. sayılı dosyasında sanık olan davacı için isnad edilen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun sübut bulduğu kanaatiyle 10 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve itiraza tabi olan bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Açıklanan delil durumuna göre davalının feshe konu ettiği “davacının bir başka işçiye baskı ve tehditde bulunduğu” savunması kanıtlanmış olup, Mahkemece davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği değerlendirilerek davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) Hüküm :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 230.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 26.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.