Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/3723 E. 2017/11746 K. 27.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3723
KARAR NO : 2017/11746
KARAR TARİHİ : 27.12.2017

Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’ün, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Çorum İcra Ceza Mahkemesinin 16/03/2017 tarihli ve 2016/1600 esas, 2017/330 sayılı kararına karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın ortadan kaldırılmasına ilişkin Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli ve 2017/52 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 15/06/2017 gün ve 94660652-105-19-4113-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2017 gün ve KYB.2017/39574 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Müşteki vekilince Çorum 1. İcra Dairesinin 2015/8335 esas sayılı icra takip dosyasında yapılan en son işlem 13/07/2016 tarihli olup, 19/07/2016 tarihinde defaten ödenmesi taahhüt edilen borcun ödenmemesi nedeni ile 12/12/2016 havale tarihli dilekçe ile yapılan şikayet üzerine merciince şikayetin süresinde yapılmadığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, 2004 sayılı Kanun’un 347. maddesinde yer alan “Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.” şeklindeki hüküm gereğince, müşteki vekilinin daha önceden ödememe fiilinden haberdar olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir belge de bulunmamasına göre şikayetin fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerektiğinden merciinin itirazı kabul gerekçesinde isabet görülmemekle birlikte, 14/07/2016 tarihli taahhütnamede borcun takip çıkış miktarı ile, işleyen ve işleyecek faiz miktarları da ayrı ayrı gösterilmeyerek ödenecek miktar konusunda tereddüte neden olunduğu, keza alacaklı vekilinin taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz miktarından feragat ettiğine ilişkin herhangi bir beyanı da bulunmamakla, 14/07/2016 tarihli taahhütname usulüne uygun olmadığından atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gibi, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe sonuç doğurmayacağı ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceğinden anılan yönlerden kanun yararına bozma yoluna müracaat edilmeyerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, mercii tarafından yapılan itiraz incelemesi sonucunda itirazın kabulüne karar verilmesi halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2. maddesi hükmü doğrultusunda itirazın esası hakkında da karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir karar verilmemesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli ve 2017/52 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 27/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.