Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20637 E. 2017/28000 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20637
KARAR NO : 2017/28000
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 09.12.2003-02.05.2012 tarihleri arası davalı işyerinde tıbbi sekreter olarak çalıştığını iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın davalı … Tic. Ltd. Şti. tarafından feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, genel tatil, yıllık izin, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarını talep etmiştir.
B)Davalıların cevaplarının özeti:
Davalı Üniversite vekili, davacı ile müvekkili Üniversite arasında iş sözleşmesi olmadığını, Üniversite ihale makamı olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 07.01.2013 tarihinde iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle feshettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının iş sözleşmesinin işyeri devri nedeniyle yeni ihaleyi alan dava dışı şirketlere devredildiğini ve davacının 03.05.2012 tarihinde bu işverenler nezdinde çalışmaya devam ettiğini, davacının fazla mesai alacağının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır.
İşyerinde işçi statüsünde çalışmakta olan ve kendi isteği ile ayrılarak bir kamu kurumunda memur ya da sözleşmeli personel olarak çalışmaya başlayan işçi yönünden yapılan işlemin prosedür gereği olduğundan da söz edilemez. İşçi daha iyi şartlarda ve ayrı bir statüde çalışma yolunu seçmiştir. Bu itibarla istifa ile sona eren dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması doğru olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır (Yargıtay H.G.K. 15.10.2008 gün 2008/ 9-586 E, 2008/ 633 K. ; 28.11.2007 gün 2007/ 9-814 E, 2008/ 896 K.).
Somut olayda davacı işçi, asıl işveren davalı kurumda, alt işveren şirketler nezdinde 09.12.2003-07.01.2013 tarihleri arasında işçi statüsünde çalıştığı ve kendi isteği ile işçi statüsünden sözleşmeli personel statüsüne geçtiği anlaşılmaktadır. Davalı Üniversitenin davacıyı sözleşmeli personel statüsüne geçirmiş olması, statü değişikliğinin davacının iradesi ve istemi dışında gerçekleştirildiğini göstermemektedir. Statü değişikliğinin işçinin iradesine bağlı olarak gerçekleştiği, aynı işyerinde çalışmaya devam etmek ile birlikte işçi daha iyi şartlarda ve ayrı bir statüde çalışma yolunu seçtiği, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi iş sözleşmesinin 07.01.2013 tarihinde işçinin isteği ile son bulduğu, 08.01.2013 tarihinden itibaren sözleşmeli personel statüsünde çalışmaya başladığı, bu nedenle iş sözleşmesinin devrinden söz edilemeyeceği, kendi isteğiyle iş akdi son bulan işçinin kıdem tazminatı isteme hakkı bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir. Devir hükümlerine göre ise; feshe bağlı diğer haklardan olan kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır.
Dosya içeriğine ve gönderilen SSK Hizmet Döküm Cetveline göre davacının, 02.05.2012 tarihi ve öncesinde devreden alt işveren davalılar …. Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı ve 03.05.2012 tarihi itibari ile işyerinin dava dışı şirketlere devredilmesi üzerine davacının devralan dava dışı şirketler nezdinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hususlar değerlendirildiğinde, devreden alt işveren davalılar … . Tic. Ltd. Şti. ve … Tic. Ltd. Şti.’nin dava konusu yıllık ücretli izin ve genel tatil alacaklarından davalı asıl işveren ile birlikte sorumlu tutulmaları hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı Üniversitenin 2547 sayılı Kanun’un 56/a-b. maddesi yollaması ile Harçlar Kanunu’nun 13/j. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmaksızın Mahkemece davalı Üniversite aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.