Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22328 E. 2017/27824 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22328
KARAR NO : 2017/27824
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde kaynakçı olarak 06.08.2008 tarihinde işe başladığını, ara vermeksizin 31.03.2014 tarihine kadar çalıştığını, iş sözleşmesini Şubat ve Mart ayı ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 24/2-e maddesi uyarınca haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı alacağı ile birlikte bir kısım alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının mazeretsiz olarak devamsızlığı sebebiyle ihtarname keşide edildikten sonra 16.04.2014 tarihinde … çıkışının yapıldığını, davacının işverene borçlu bulunduğunu, herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının işe başladığı tarih ve hizmet süresi hakkında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde 06.08.2008 tarihinde işe başladığını ileri sürmüş; bilirkişi raporunda ise davacının … kayıtlarına göre 06.05.2008 tarihinde işe başladığı, böylece hizmet süresinin kesintisiz olarak toplam 5 yıl 10 ay 25 gün olduğu kabul edilerek gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. Mahkemece söz konusu rapora itibar edilerek karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi taleple bağlılık kuralına aykırı olarak belirlenmiştir. Davacının işe başlama tarihinin, dava dilekçesinde ileri sürüldüğü şekilde 06.08.2008 olarak kabulü gerekmektedir. İşe başlama tarihinin talep aşılmak suretiyle 06.05.2008 tarihi olarak tespiti doğru olmadığından kararın bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
3-Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu bir diğer uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma alacağı bulunduğunu iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma alacağının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmalarının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre bu çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının Nisan-Eylül ayları arasında haftada 10,5 saat, kış dönemi olarak kabul edilen Ekim-Mart ayları arasında ise haftada 6 saat fazla çalışma yaptığı benimsenerek fazla çalışma ücreti hesaplanmış ise de; davacı tanıklarından Aslan’ın işverene karşı dava açtığı, diğer davacı tanığı …’in ise davacının işin durumuna göre haftada birkaç gün iş olduğunda mesaiye kaldığı, yine işin durumuna göre 1-2 saat mesai yaptığı yönünde soyut olarak beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarından birinin husumetli oluşu, diğerinin de soyut beyanına itibar edilmeyeceği açık olup, Mahkemece bu hususun gözardı edilmesi hatalıdır. Diğer taraftan davalı tanıkları, davacının kış döneminde 08.00-17.30 saatleri arasında, yaz döneminde ise 08.30-18.00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. … halde, taraf tanıklarının ortak beyanlarına ve yapılan işin niteliğine göre davacının sadece yaz dönemi olarak kabul edilen Nisan-Eylül ayları arasındaki dönemde fazla çalışma yaptığının kabulü gerekmektedir. Böylece davacının haftanın 6 günü 08.30-18.00 saatleri arasında çalışarak, haftada 6 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile buna göre fazla çalışma alacağının belirlenmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.