YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2419
KARAR NO : 2017/26598
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 43, 62, 52/2, 53, 58. maddeler gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, …’ne bağlı olarak çalışan ganyan bayii olduğu, yapılan usulsüzlükler nedeniyle sanığın sözleşmesinin feshedildiği, yapılan incelemede, sanığın, kulübe göndermesi gereken 8.673.17 TL parayı göndermeyip uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında suçlamaları kabul etmediği, temyiz dilekçesinde de, 06/04/2012 tarihinden 14/05/2012 tarihine kadar ödemelerin banka aracılığı ile düzenli yapıldığını, 14/05/2012 tarihinde ödeme yapılmaması nedeniyle ertesi gün bayiliğin durdurulması gerektiği halde, 14/05/2012 tarihinde bayiliğin durdurulduğunu, o gün de parayı denkleştiremediğini belirttiği ayrıca sanığa ödeme için ihtarnamenin de katılan tarafından 08/06/2012 tarihinde yapıldığı, katılana göre, zararın 8.673.17 TL olduğu belirtilmesine rağmen mahkeme tarafından zararın 17.826.67 TL olarak kabul edildiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; … ile sanığın sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde yaptığı iş ve işlemlere dair belgeler ile sanığın tahsil ettiği ve ilgili kulübe göndermesi gereken paraların kayıtlı olduğu belgelerin, ihtarnamenin, dekontların ve bayiliğe ilişkin kayıtların tamamının getirtilerek incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya konulması, bütün delillerin toplanmasından sonra dosyanın muhasebeci bilirkişiye tevdiinin sağlanarak, sanığın dönem içerisinde ne kadar tahsilat yaptığı, kendisine düşen komisyon haricinde ne kadar parayı, hangi tarihte katılana göndermesi gerektiği, uhdesinde para tutup tutmadığı, tutmuşsa bu paranın ne kadar olduğu, söz konusu tahsilatların değişik zamanlarda gönderilmesi gereken tahsilatlar olup olmadığı, sanığın son aşamada paraları katılana göndermesi gerekirken uhdesinde tutup tutmadığı, sonuç olarak katılanın zararının bulunup bulunmadığı, bu zararın ne kadar olduğu, bu zararın sanığın eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, zararın sanık tarafından giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi tarihte ve ne şekilde giderildiği hususlarında rapor alınması, sanığın katılana tek bir seferde ödemesi gereken parayı ödememesi durumunda TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmayacağı, buna karşın, değişik zamanlarda ödenmesi gereken paranın ödenmemesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı dikkate alınarak bu hususun araştırılarak, ilgili belgelerin dosyaya konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ile sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.