Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42913 E. 2017/24444 K. 09.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42913
KARAR NO : 2017/24444
KARAR TARİHİ : 09.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, alacak isteklerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, alacakların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma, hafta tatili alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.Hafta tatili alacakları konusunda da aynı ilkeler geçerlidir.Somut olayda, davacıya imzalatılan Çalışma Düzeni ve Ücret Tarifeleri başlıklı belgede günlük çalışma saatlerinin haftanın beş günü 08:00-19:00 saatleri arası, cumartesi ve pazar günleri 08:00-17:00 saatleri arası olduğu açıklanmış, tatil ve bayramlardaki çalışmalar ile bordro hesaplama esasları belirlenmiş ve davalı da cevabında açıkça yurt dışında çalışma şartlarının bu şekilde olduğunu, davacının da bunu bilerek belgeyi imzaladığını ileri sürmüştür. Dairemiz bozma ilamında, “bu durumda çalışma saatlerinin davalı tarafından da kabul edilen şekildeki bu belgeye göre belirlenmesi gerekirken, sadece menfaat birlikteliği içindeki tanıklara itibar edilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş,” bozma ilamına uyan Mahkemece alacak bozma ilamı doğrultusunda hesaplanmış bozma öncesi yapılan hakkaniyet indiriminin davacı tarafça temyiz edilmediğinden bahisle bozma öncesinde olduğu gibi yüzde otuz oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Ancak bozma öncesi alacaklar tanık beyanlarına göre hüküm altına alınmıştır. Bozma sonrasında ise uyulan bozma ilamına göre davacıya imzalatılan Çalışma Düzeni ve Ücret Tarifeleri başlıklı belgede belirtilen çalışma saatlerine göre hesaplanmıştır. Bu doğrultuda alacağın belgeye göre hesaplandığı dikkate alındığında söz konusu alacaklardan hakkaniyet indirimi yapılması hatalı olup bozma sebebidir.
3-Mahkemece davacı lehine hükmedilen toplam alacak miktarı 14.134,80 USD olup, karar tarihi olan 13.07.2017 tarihinde geçerli kur üzerinden hükme bağlanan bu miktar için hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin eksik hükmedildiği anlaşılmakla bu husus da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.