Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/5893 E. 2017/16220 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5893
KARAR NO : 2017/16220
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 04/07/2004-23/08/2012 tarihleri arasında asgari ücret ve prim sistemiyle ortalama aylık net 1.450 TL ücret, 208 TL multinet ve yol yardımı karşılığında plasiyer olarak 04:00-17:00 saatleri arası haftanın 6 günü çalıştığını, genel tatillerde çalıştığını, 19 gün yıllık izin kullandığını, ücretinden yasal olmayan kesintiler yapıldığını, sözlü müracaatlarından herhangi bir sonuç alamaması nedeni ile iş akdini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil alacağı ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının satış elemanı olarak asgari ücret ve prim karşılığında çalıştığını, ileriye sürülen iddiaların yerinde olmadığını, aylık ücretlerinin bordrolarda sabit olduğunu, davacının hak kazandığı fazla mesai ücretleri ile genel tatil ücretlerinin de bordrolara yansıtılarak ödendiğini, kullanılmayan bakiye yıllık izin ücretlerinin de ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının son dönem maaşının asgari ücret + prim olduğu, ücret bordrolarında yasal kesintiler dışında başkaca kesinti yapılmadığı, tahakkuk ettirilen aylık ücretin tam olarak ödendiği, … alacaklarının da ücret içerisinde ödendiği, bordroların tamamında değişik miktarlarda zamlı fazla mesai ücreti tahakkuklarının yer aldığı ve davacı tarafından ihtirazi kayıtsız olarak imzalandığı, dosya içerisinde günlük faaliyet planı yer almasa da davacıya ödenen primlerin, davacının iddiası doğrultusunda hesaplanacak fazla mesainin de üzerinde olduğu, zamlı fazla mesai ücreti tahakkuku yer alan bordroların ihtirazi kayıtsız imzalanması, bordrolarda tahakkuk edenin üzerinde fazla mesai yapıldığını tespite yarar mahiyette yazılı delil bulunmaması ve prim ödemelerinin de iddia edilen fazla mesai ücreti alacak talebini karşılar mahiyette bulunması da nazara alınarak davacının fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığı, imzalı puantaj kayıtları, imzalı ücret bordroları ve banka kayıtlarının birlikte incelenmesinden, dini bayramların arife günlerinde ve bir gününde çalıştığı diğer genel tatil günlerinde ise 1 Ocak günü dışında ve hafta tatili günlerine denk gelen günlerin dışında çalışmaya devam ettiği lakin genel tatil günlerindeki çalışmasının ücreti olan ayrıca 1 yevmiyenin ödendiği anlaşıldığından genel tatil alacağının olmadığı, fazla mesai ücretleri ile genel tatil ücretlerine ilişkin herhangi bir eksik ödeme tespit edilemediğinden, iş akdini haklı nedenle kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirdiğini ispatlayamadığı, izin belgeleri ile banka hesap özetinden davacının 21 gün ücretli yıllık izin kullandığı, dava öncesi 31/08/2012 tarihinde 853,31 TL yıllık izin ücreti ödemesi yapıldığı, 89 günlük yıllık izin ücreti için hesaplanan tutardan belirtilen ödeme miktarı brüte çevrilmek sureti ile mahsup edildiğinde davacının bakiye ödendiği ispat edilemeyen brüt 1.601 TL yıllık izin ücreti alacağı kaldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davalı yönünden;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, temyize konu edilen miktar 1.601 TL olup, karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK’un 427/2, 432/4 maddeleri gereğince reddine,
2- Davacı yönünden;
a- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağının hesabı noktasında toplanmaktadır.
Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Genel olarak pazarlamacılık sureti ile satışlarda çalışanların ücret yanında satış bedelinden belirli oranda prim (komisyon) aldıkları bilinen bir olgudur.  
4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.
Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması sözkonusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödenen primlerin yapılan fazla mesaiden çok fazla olduğu ve karşıladığı kaldı ki fazla mesainin ödendiği belirtilmiştir. Oysa ki yukarıda açıklandığı üzere prim ve fazla mesai ayrı ayrı alacaklardır. Dosya içeriğine göre davacı fazla çalışma yönünden giriş ve çıkış kayıtlarına dayandığı gibi tanık beyanları da bu husus desteklemektedir.
Bordrolarda gösterilen fazla mesai ücreti cüzi miktarda olduğu gibi gerçek ücreti de kapsamamaktadır. Açıklanan nedenle davacının haftalık 45 saat esasına göre haftalık fazla mesaisi sunulan delillere göre belirlenmeli, mesaiye bağlı olarak prim ödendiği için sadece % 50 zamlı kısmı hesaplanmalı, bordrolarda ödenen miktar mahsup edilmeli varsa kalan miktar hüküm altına alınmalıdır.
Fazla mesai alacağının tespit edilmesi halinde de davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği değerlendirilerek kıdem tazminatı da hüküm altına alınmalıdır.
Yazılı ve hatalı gerekçe ile anılan alacakların reddi isabetsizdir.
c- Davacı genel tatil günlerinde de çalıştığını iddia ederek bununla ilgili delil olarak irsaliyeleri ve tanıklarını göstermiştir. Mahkemece sevk irsaliyeleri incelenmeden genel tatil alacağının reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.