YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42761
KARAR NO : 2017/23772
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı işyerinde sayaç okuma elemanı olarak çalışırken iş sözleşmesini ücretlerinin tam ve eksiksiz ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini bu nedenle kıdem tazminatı isteyemeyeceğini, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalıların temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 07.12.2015 tarih, 2015/40919 esas, 2015/24308 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık davacı işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusundadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
Somut olayda hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda, davacının asgari ücretle çalıştığı tespit edilmiştir. Fesih tarihindeki asgari ücret brüt 1.021,50 TL olmasına rağmen davalı … AŞ’nin sorumlu bulunduğu kıdem tazminatının brüt 1.201,50 TL üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Davacı ve davalılar arasındaki diğer uyuşmazlık bozma sonrasında hesaplanan fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının miktarı konusundadır.
Dosya içeriğine göre bozma öncesinde Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 01.08.2010 tarihi öncesindeki fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ve bu husus davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında anılan alacak kalemleri yönünden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek aynı yöntemle hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 01.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.