YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18458
KARAR NO : 2017/22686
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde Şubat 2006-Haziran 2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak değişen alt işverenler bünyesinde temizlik elemanı olarak çalıştığını, emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini beyanla, kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı ile davalı Kurum arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karara karşı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kıdem tazminatı faizinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiği ile ilgilidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120’nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshettiğini bildirmiş, Mahkemece davacının 31.06.2014 tarihli tahsis talebi üzerine 01.07.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı gerekçesiyle, iş sözleşmesinin fesih tarihi yani emeklilik tarihi olan 30.06.2014 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, dosya içinde davacının emekliliğe hak kazandığına ilişkin kurum yazısını işverene sunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde, kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmemesi hatalı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “akdin feshi (emeklilik) tarihi olan 30.06.2014 tarihinden” rakam ve sözcükleri çıkartılarak, yerine; “dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinden” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.