YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26381
KARAR NO : 2017/16993
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ : …ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin temyiz talebi “..verilen kararın kesin olduğu..” gerekçesi ile reddedilmiştir.
Davacı vekili temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı da temyiz etmiştir.
Her ne kadar mahkemece hüküm sonucu kısmında hükmün kesin olduğu belirtilmiş ve davacı vekilinin temyiz talebi bir ek kararla reddedilmişse de, dava husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğinden temyiz yolu açıktır.
Bu nedenle, mahkemenin davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının … Grup Köyleri… … Birliğinde Büyükşehir Yasasının yürürlüğe girdiği tarihe kadar Birliğin Başkanı olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, yeni Büyükşehir Yasasının yürürlüğe girmesi ile birlikte … Grup Köyleri… … Birliği’nin … Belediyesine bağlandığını ve müvekkilinin iş akdine son verildiğini, müvekkilinin iş akdinin sona ermesinden önceki Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin son aylıklarının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/3080 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalının kötü niyetli olarak borca ve fer’ilerine itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağı bulunan döneme ilişkin son ücretinin net aylık 970,00 TL olduğunu, davalının borçlarını ödememek ve icra takibini sürüncemede bırakmak kastıyla haksız olarak borca itiraz ettiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalının yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının alacaklarının kendisine ödendiğini, davalı Belediyenin herhangi bir borcu olmadığını, davacının kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını ve kötüniyet tazminatı ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının … Grup Köyleri… … Birliğindeki çalışmasının karşılığı olan ücretlerinin tahsili için takip başlattığı, … Grup Köyleri… … Birliğinin 6360 sayılı Yasa gereğince ve davalı ile … Genel Müdürlüğü arasında yapılan 25/03/2014 tarihli protokol gereğince …’a devredildiği, takip tarihinin 02/10/2014 olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu, kanunla birlikte birliğin …’a devredileceğinin belirli olduğu, kanunu bilmemenin mazeret sayılmayacağı, HMK 124. maddesinin uygulama alanı olmayacağı, davalının davada herhangi bir husumetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme davacının temyiz talebini bir ek kararla kesin olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. İş bu ek karar da süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı, Birlik Başkanı olarak hizmet verdiği … Grup Köyleri… … Birliği’nin kapatılması nedeniyle, hak ve alacaklarını … Belediye Başkanlığı’na yaptığı icra takibiyle talep etmiş ve itiraz üzerine takibin durmasıyla takip borçlusu aleyhine itirazın iptali davası açmıştır.
İtirazın iptali davasında, dava takip borçlusuna karşı açıldığından HMK. nın 124. maddenin uygulanma imkanı yoktur. Ancak davacı vekili 18.02.2015 havale tarihli dilekçesinde ve 19.02.2015 tarihli oturumda takibe alacak davası olarak devam edileceğini bildirmiştir.
İtirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürülmesi mümkün bulunmakla artık HMK’nın 124. maddesi işlerlik kazanmıştır.
Bu nedenle mahkemece, davayı alacak davası olarak doğru hasma yöneltmesi için davacıya süre verilmesi gerekirken davanın yazılı şekilde husumetten reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.