Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/15250 E. 2017/16192 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15250
KARAR NO : 2017/16192
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

.K.. A R A R

Borçlu vekili, icra emri ile asıl alacak, vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmesine rağmen yıllık faiz oranı belirtilmeden ve hangi alacak kalemine hangi tarihten itibaren ne oranda faiz işletileceği gösterilmeden fahiş faiz talep edildiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de yıllık % 9 faiz talep edilebileceğini belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; ilama dayalı olarak asıl alacak, vekalet ücreti, yargılama giderleri ve işlemiş faiz talep edildiği, bu dört alacak kalemi toplanarak toplamda 7.440.-TL’nin avukatlık ücreti, icra giderleri ve faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, bu haliyle takip talebi ve ödeme emrinde her bir alacak için faizin başlangıç tarihinin ve oranının gösterilmediği, ayrıca faize faiz yürütülecek şekilde talepte bulunulduğu anlaşılmakla icra emrindeki faize ilişkin kısımların 2.000,00 TL asıl alacak kalemine takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin alacak kalemine takip tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda yasal faiz yürütülecek şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından Yargıtay uygulamalarına göre, faiz şeklinin belirtilmemesi halinde, faizin yasal faiz olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Somut olayda takip dayanağı ilamda asıl alacak için hükmedilen faizin türü belirtilmemiştir. Bu durumda, mahkemece alacaklara yasal faiz uygulanacağının kabulü ile icra emrinde talep edilen faiz miktarı denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma kapsamına göre şimdilik incelenmesine yer
olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.