Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/29216 E. 2017/27744 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29216
KARAR NO : 2017/27744
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence haksız feshedildiğini, yılda 4 kez verilen ikramiyelerin verilmediğini, izin kullandırılmadığını, işçilere farklı oranda zam yapılıp ayrımcı tutumda bulunulduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve ikramiye alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığını,iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, mahkemece davacı tarafından iş sözleşmesinin feshedildiği varsayıldığında ihbar tazminatının reddi gerektiği, fazla çalışma, hafta tatili ve ubgt alacaklarının ödendiğinin banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, ikramiye konusunda sendika ile davalı olduklarını, ikramiye uygulamasının fesihten sonra neticelendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İhbar tazminatı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konudur.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir sebep olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 ve 25. maddelerinde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih sebebi bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Somut olayda davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının devamsızlık yaptığını, tutulan tutanaklar gereği iş akdini haklı nedenle feshettiklerini, davacının yazılı veya sözlü bir fesih iradesi ortaya koymadığını beyan etmiştir.
Davacı tanıkları ücretlerin geç ödenmesi ve içeride alacağının bulunması nedeniyle davacının işi bıraktığını belirtmiş davalı tanığı … ise davacının işe gelmediğini, telefonda arandığında işi bıraktığını söylediğini ifade etmiştir. Davacının ücret alacağı bulunmakla feshin davacı tarafça yapıldığı ve haklı nedene dayandığı anlaşılmıştır. İhbar tazminatının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla mesai yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla mesai alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesainin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışma ve genel tatil çalışmasının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla mesaisi olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla mesai çalışmasının yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir.
Davacı tanığı … kendisinin de otobüs şoförü olup 2010 yılında emekli olduğunu, iki vardiya halinde 06:00-14:00 ve 14:00-20,21:00 haftada 2 kez 14:00-01:00 arası çalıştığı, kendisi emekli olduktan sonra davacının 06:00-18:00, 18:30 çalıştığını beyan etmiş, diğer tanık … ise 8 saatin üzerinde çalışıldığını beyan etmiş, saat vermemiştir. Davalı tanıkları normalde 2 vardiya halinde 8 saat çalışıldığını bazen fazla çalışma yapılabildiğini ifade etmişlerdir.
Bilirkişi tarafından tanık beyanlarına göre davacının iki vardiya halinde 06:00-14:00 ve 14:00-20,21:00 haftada 2 kez 14:00-01:00 arası çalıştığı ve haftalık 45 saati aşan mesaisi bulunmadığı değerlendirmesiyle fazla mesai alacağı hesaplanmamıştır.
Mahkemece gerekçesi dahi gösterilmeden 100,00 TL fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır.
Gerek tanık beyanları gerekse bilirkişi raporu doğrultusunda davacının fazla çalışma iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4-İkramiye alacağı da uyuşmazlık konusudur.
Toplu İş Sözleşmesi 39. maddesine göre; işverence sendika üyesi işçilere 6772 sayılı kanun uyarınca ilave tediye verilir. Ayrıca mayıs ve kasım aylarında 2×5=10 günlük yevmiye tutarında ikramiye verilir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Toplu İş Sözleşmesi 39. maddesine göre yıllık 80 gün üzerinden ikramiye ödeneceği, sendikalı olduğu dönem 15.04.2013-05.07.2013 arası olduğu için 82 gün kıstelyevm hesaplama yapılmıştır. Davacının ilave tediye talebi olmadığı halde varmış gibi hesaplama yapılması hatalıdır. İkramiye alacağı ise yıllık 10 gün üzerinden hesaplanmalıdır.
5-Davacı dava dilekçesiyle kısmi dava açmıştır. Dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamıştır.
Bu nedenle dava dilekçesi ile istenen miktarlara faiz uygulanamaz. Mahkemece talep aşılarak faize hükmedilmesi hüküm kurulması da hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.