Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/12131 E. 2017/1448 K. 23.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12131
KARAR NO : 2017/1448
KARAR TARİHİ : 23.02.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve vek. Av. …’in geldiği, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ile vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin kiraladığı binayı otel olarak tamir ve tadil ettirmek üzere davalı ile anlaşma yaptığını, mimarlık ve proje ücretinin ödenmesine rağmen davalının inşaat ruhsatı alınması esnasında proje müellifi olarak gerekli imzayı atmayarak haksız ve hukuka aykırı olarak 70.000,00 TL daha istediğini, belediyenin inşaatı mühürleyeceğini bildirmesi üzerine davalının baskı ve tehditleri sonunda zor durumda kalan müvekkilinin 4 adet toplam 70.000,00 TL bedelli senedi davalının babasına teslim ettiğini, rayiç değeri 25.000,00 TL olan bir iş için davalıya 50.000,00 TL nakit ve yaklaşık 70.000,00 TL’yi icra kanalıyla ödemek zorunda kaldığını, yasal olarak bir mimarla anlaşıldıktan sonra başka bir mimar tarafından yarım kalan işe devam edilemeyeceğini bilen davalının bu süreçte müvekkilini maddi ve manevi olarak çok yıprattığını, işin zamanında tamamlanmaması nedeniyle müvekkilinin ayrıca zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkili hakkında icra takibine konu edilen toplam 70.000,00 TL bedelli 4 adet senedin iptaline, 5.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçek olmadığını, davacının senetlerin bedelsiz olduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının iradesini fesata uğratan herhangi bir durumun söz konusu olmadığını ve anlaşma bedelini ödememe gayreti içinde bulunduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki anlaşmaya ilişkin tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacının senetleri borcunu ötelemek için kendisinin verdiğini ve senetleri düzenleme tarihinden önce oteli işletmeye başladığını, müvekkilinin kendi şahsından başka bir mimarın projeye devam edebilceğine dair mal sahibine verdiği muvafakatnamesi bulunduğunu, bu nedenle ikrahtan söz edilemeyeceğini, maddi ve manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yapmış olduğu iş miktarının KDV dahil 132.890,00 TL olduğu, davacı tarafından ise 48.200,00 TL nakit, 70.000,00 TL’lik dava konusu senetler olmak üzere 118.200,00 TL’lik ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin yapılan iş karşılığını karşılamadığı gibi davacının dava konusu senetleri müzayaka halinde verdiğini de ispat edemediği, davacı tarafından yemin deliline dayanılmış ise de suç teşkil eden hususta yemin teklif edilemeyeceğinden davacı yana yemin delilinin hatırlatılmadığı, davacı tarafından aynı iddialar ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikayet sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.