Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/11435 E. 2018/319 K. 17.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11435
KARAR NO : 2018/319
KARAR TARİHİ : 17.01.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit oranda” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine;

2- 18 yaşından küçük sanığın özelliklerini, toplumda yapıcı bir rol üstlenmesini ve mahkemece yararlanılabilecek toplumsal kaynakların tanınmasını sağlamak üzere düzenleyeceği sosyal inceleme raporu nedeniyle, bilirkişiye ödenen ücretin sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle de Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin eşit olarak alınmasına ilişkin bölüm ile sosyal hizmet uzmanı

bilirkişi ücreti 80 TL yazan bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıklar için yapılan yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince de;

1412 sayılı CMUK’nun 306. (5271 sayılı CMK’nın 287.) maddesi uyarınca nihai hükümle birlikte bazı hükümlerinde beraberinde temyiz edilebileceği bir muhakkaktır.Bir kamu davası niteliğindeki nüfus düzeltim işlemleri de bu hükümlerden birisidir. Sanık … hakkında alınan 22.02.2013 tarihli Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre suç tarihinde sanığın 19 yaşını tamamlamış olduğu tespiti ve 17.04.2013 tarihli oturumda Cumhuriyet Savcısının anılan raporuna göre sanığın doğum tarihinin 1991 olarak düzeltilmesi yönünde mütalaa vermesine rağmen mahkemenin 22.05.2013 tarihli oturumda sanığın doğum yılını gün ve ay baki kalmak kaydıyla 1994 olarak düzelttiği devamında yeni bir işlem yapılmadan bu kez yapılan yaş düzeltimine uygun olmayan uygulamaya verilerek açıkça hukuka aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.