YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17357
KARAR NO : 2017/23166
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 16/05/2011 – 08/12/2013 tarihleri arasında davalı yanında şoför olarak çalıştığını, aylık 1.200,00-TL net ücret aldığını, ücrete asgari geçim ücretinin dahil olmadığını, gerçek ücretinin 2010 Ağustos-2012 Temmuz arasındaki dönemde ücret bordrolarına yansıtılmadığını, sabah 07.00-19.00 ve 19.00-07.00 saatleri arasında iki vardiya halinde çalıştırıldığını, 15 günde bir vardiya değiştiğini, ayda bir gün hafta tatili kullandırıldığını, dini bayramlar hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştırıldığını, beyan ederek davalıdan fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının aldığı ücretin bankaya yattığını, ücret bordrolarının imzalı olduğunu, iş bitimi nedeni ile sözleşmenin sona erdirildiğini ve davacı ile davalı arasında ikale sözleşmesi yapıldığı gibi davacının ibraname de imzaladığını, davalı iş yerinde vardiya usulü çalışma olup normal koşullarda fazla çalışmanın söz konusu olmadığını, davacının bazen yapmış olduğu fazla çalışmaların makbuz karşılığı kendisine ödendiğini, resmi ve dini bayramlarda çalışmanın söz konusu olmadığını, vardiya usulü çalışıldığından hafta tatili alacak talebinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin, fazla mesai yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 66. maddesi gereğince madenlerde, taş ocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler, işçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler, demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır. Aynı maddenin son fıkrasına göre ise, işin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.
Somut olayda, davacının şoför olarak çalıştığı işyerinin hızlı tren yolu yapımı inşaat sahası olduğu anlaşıldığından Mahkemece, 4857 sayılı Kanun’un 66. maddesine göre, davacının işe gidiş gelişlerinde serviste geçirdiği bir saatlik sürenin de çalışma süresinden sayılarak fazla mesai ücret alacağı hesaplanmalı ve şimdiki gibi takdiri indirim de uygulanarak hüküm altına alınmalıdır. Dava konusu alacak istekleri ile ilgili seri açılan davalarda, ( Örneğin Dairemizin 2014/21417, 21549, 24031, 24032, 31690, 31657 esas sayılı dosyaları) davacıların işe gidiş gelişlerinde serviste geçirdiği bir saatlik sürenin çalışma süresinden sayılarak fazla mesai ücret alacakları belirlenmiş ve bu doğrultuda verilen kararlar Dairemizce kabul görmüştür. Mahkeme tarafından 4857 sayılı Kanun’un 66. maddesinin son fıkrası hükmü dikkate alınmadan, yanlış değerlendirme ile davacının işe gidiş gelişlerinde serviste geçen sürenin çalışma süresinden sayılmaması hatalı olup bozma sebebidir.
3- Kabule göre davacının fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücretlerinin hesaplanmasında %20 indirim yapıldığı görülmekle; dosya içeriğine göre, tanık beyanı esas alınarak fazla çalışma alacağının hesaplandığı gözetildiğinde, fazla çalışma alacağından yüzde otuzdan aşağı olmamak üzere, uygun bir indirimin yapılması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 26/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.