YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9265
KARAR NO : 2017/16094
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne, davalılardan Eti … Müdürlüğü yönünden husumetten davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; dava konusu taşınmazın … ilçesi, …yolu mevki doğusu …. tarlası, batısı … köyünden …. adlı şahıs tarlası, … yolu, güneyi … köyünden …. isimli şahıs tarlası olduğunu, tahmini 6000 m2 olduğunu, davacılara anneleri ….’den intikal ettiğini, 20 yılı aşkın süredir zilyet olduklarından TMK.nun 713/1. deki olağanüstü zamanaşımı koşulları oluştuğundan ve taşınmazın .. İşletme Müdürlüğü hafriyat alanına yakın olması ve üzerine toprak yığılma ihtimali bulunması nedeniyle taşınmazın sınırlarının tespit edilerek davacı adına tapu siciline kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalı … Genel Müdürlüğü vekili; taşınmazla teşekküllerinin ilgisinin olmadığı ve yasal hasım gösterilecek kuruluşlardan da olmadıklarını savunmuştur.
Davalı …; dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın … ile bir ilgisi bulunmadığından, davacıların zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğundan davanın kabulüne ve fen bilirkişi raporunda belirtilen 6495,73 m2’lik alanın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı … … Müdürlüğüne yönelik davanın ise husumet sebebi ile reddine karar verilmiştir. Hüküm; davalılardan … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; TMK.nun 713/1. maddesinde yazılı bulunan tapusuz taşınmazın, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılması hukuki sebebine dayalı tescil talebine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesi hükmüne göre, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile ….Kadastro Mahkemesi’nin görevinin başlayacağı, 27. maddesi hükmüne göre de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re’sen kadastro mahkemesine devrolunacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; Dairemizin geri çevirmesi üzerine mahkemece yapılan araştırma sonucu dosya arasına alınan 29.01.2016 tarihli ….Kadastro Müdürlüğü yazısında; dava konusu taşınmazın kadastro çalışma alanında kaldığı, bu çalışma alanında müdürlükleri tarafından tamamlama kadastro çalışmalarına 16.12.2013 tarihinde başlanıldığı, 14.03.2014 ile 14.04.2014 tarihleri arasında askı ilanı ile tamamlandığı, dava konusu taşınmazın 130 ada 61 parsel numarası ile sınırlandırılmasının yapıldığı ve davalı olarak 31.01.2014 tarihinde kadastro tutanağı tanzim edildiği, tanzim edilen kadastro tutanağının aslı ve eklerinin ise … Kadastro Mahkemesinin 2014/38 Esas sayılı dosyasına gönderildiği bildirilmiştir. Yani karar tarihi olan 14.03.2013 tarihinden sonra 16.12.2013 tarihinde kadastro çalışmalarına başlanılmıştır.
O halde; dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Yasa’nın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin… …………kadastro mahkemesince belirlenmesi zorunludur. Yine açıklanan kanun hükümleri uyarınca; 3402 sayılı Yasa’nın 26/son ve 27/1. maddeleri uyarınca taşınmaz hakkında tutanak düzenlendiği tarihten itibaren tutanağın kesinleşmesine kadar….. kadastro mahkemesi görevli olarak belirlendiğine ve görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her hal ve aşamasında re’sen gözönünde bulundurulması gerektiğine göre Mahkemece, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili …..kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.