YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26559
KARAR NO : 2017/16680
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 01/01/2010 tarihinde işe başladığını, görev süresi boyunca çeşitli görev ve statülerde çalıştığını, 14/12/2015 tarihinde fesih bildiriminin tebliğ edildiğini, fesihte 6 iş günü olan hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin iddia edilen konulara ilişkin savunmasını 27/11/2015 ve 28/11/2015 tarihlerinde davalı şirkete verdiğini, fesih bildiriminde belirtilen eylemlerin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket tarafından müvekkiline baskı yapılıp istifaya zorlandığını iddia ederek tüm bu nedenlerle feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve işe iade davasından doğan tazminatların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ile; davacının iş akdinin 4857 sayılı iş kanununa uygun, haklı nedenle yapıldığını, davacının müvekkili şirkette 01/01/2010-10/12/2015 tarihleri arasında görev yaptığını, davacının 4857 sayılı iş kanunun 25.2/e,b bendine aykırı davranışı sebebiyle davacının iş akdinin feshi zorunluluğu doğduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin 6 iş günü içinde yapılmadığı hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece davalının hak düşürücü süre olan 6 iş günü içerisinde iş sözleşmesini feshetmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine karar verilmişse de, hak düşürücü sürenin geçmesinin yalnızca haklı feshi haksız duruma düşüreceği feshin geçerliliğine etki etmeyeceği, mahkemenin bu kabulünün hatalı değerlendirmeye dayandığı, ayrıca davacının iş sözleşmesinin 07.12.2015 tarihli disiplin kurulu kararıyla feshedildiği, yazılı fesih bildiriminin 10.12.2015 tarihli noter bildirimiyle davacıya gönderildiği, disiplin kurulunun feshe konu olayları öğrendiği tarih dikkate alındığında fesih için hak düşürücü sürenin geçmediği ancak davalı işverence haklı fesih olarak sunulan hususların somut ve inandırıcı delillerle ispatlanmadığı gibi dava dilekçesinin davalıya 05.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının iki haftalık süre geçtikten sonra 24.02.2016 havale tarihli dilekçeyle cevap ve delillerini sunduğu anlaşıldığından feshin bu nedenle geçersizliğine karar verilmesi gerekir.
Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işverenlikte davacı 01.01.2010-10.12.2015 tarihleri arasında çalışmıştır. Kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 4 ay yerine 5 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 524.50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 26/10/2017 günü karar verildi.