Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/6298 E. 2017/1283 K. 20.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6298
KARAR NO : 2017/1283
KARAR TARİHİ : 20.02.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalının birlikte iş yapma konusunda anlaştıklarını, yapılacak iş konusunda davalının sermaye olarak para koyması karşılığında müvekkilinin teminat olarak 600.000,00-USD bedelli bonoyu imzalayarak davalıya verdiğini,ancak taraflar arasında birlikte çalışmanın gerçekleşmediğini, davaya konu bononun bedelsiz kaldığını, davalının elinde bulunan bononun 250.000,00-USD lik kısmını … İcra Müdürlüğü’nün 2014-4719 esas sayılı dosyadan takibe koyduğunu ileri sürerek, takibin durdurulmasını, takibe konu senedin bedelsiz olduğunun tespiti ile taraflarına iadesini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının uzun yıllardır birbirlerini tanıdıklarını, davacının müvekkilinden kısa süreliğine 600.000,00-USD borç istediğini, buna karşılık olarak ta takip konusu bononun alındığını belirterek davanın reddini ve % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının nakden ihdas kaydının aksini yazılı delil ile ispat edemediği, yemin deliline de dayanılmadığı, bu nedenle dava konusu bononun takibe konu kısmından sorumlu olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalının talebi üzerine de vekalet ücreti hususunda gerekçeli karar üzerinde 09.03.2016 tarihinde ek karar ile düzeltme yapılmış,ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi mahkemece yapılan tavzihe dair 09.03.2016 tarihli ek karara yöneliktir.
Mahkemece kısmen kabul ile sonuçlanan 06.05.2015 tarihli kararda hüküm fıkrasının 3 ve 4 nolu bentlerinde karar altına alınmış olan vekalet ücretlerinde davacı ve davalı tabirlerinin sehven yer değiştirdiği iddiasıyla davalı tarafından tavzih talebinde bulunulmuştur. Mahkeme duruşma açmak suretiyle tarafları dinleyerek hükmün tavzih yoluyla düzeltilmesine karar vermiş ise de tavzih yoluyla ancak hükmün infazında tereddüt oluşturacak hataların giderilmesinin söz konusu olabileceği, önceki hükmü
değiştirecek şekilde tarafların sorumluluklarını artıran yada eksilten yeni hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde tavzihle sonucun değiştirilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle 2014-545 Esas -2015-376 sayılı gerekçeli kararın altına konulmuş, tavzihle eklenmiş olan 09.03.2016 tarihli ek kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.