Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/24139 E. 2017/14064 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24139
KARAR NO : 2017/14064
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, maaş nakil ilmühaberinin hatalı olduğunun tespiti ile 2006 yılında ödenen 40+40 denge tazminatının ödemesinin başladığı 01/01/2006 tarihinden dava tarihine kadar ödenmesi ve denge tazminatının yansıtılmamasından dolayı her yıl için verilen maaş zammı kayıplarına yönelik alacağın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, … …İl Müdürlüğünde çalışmaktayken 4046 Sayılı Kanun ile özelleştirme sonucunda 10/05/2010 tarihinde … İl Tarım Müdürlüğüne nakledildiğini, 4046 Sayılı Kanuna göre ataması gerçekleştirilen özlük haklarının ihlal edildiğini, 2006 yılında ödenen yılın ilk ayı için 40,00 TL ikinci altı ayı için 40,00 TL denge tazminatı zammının maaşına yansıtılmadığını ve bu haliyle maaş ilmühaberinin kuruma bildirilmediğini, bu işlemden dolayı 2006 yılından bu yana yılın ilk altı ayı için 40,00 TL ikinci altı ayı için 40,00 TL ücret kaybı olduğu gibi 2006 yılından sonra verilen maaş zammının yansımasının da bu 80,00 TL’nin ödenmemesinden dolayı zararı doğduğunu, ileri sürerek maaş nakil ilmühaberinin hatalı olduğunun tespiti ile 2006 yılında ödenen 40+40 denge tazminatının ödemesinin başladığı 01/01/2006 tarihinden dava tarihine kadar ödenmesi ve denge tazminatının yansıtılmamasından dolayı her yıl için verilen maaş zammı kayıplarına yönelik alacağın tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, 375 Sayılı KHK ile hangi kurumların davaya konu ek ödemeden faydalanacağının belirlenip Yüksek Planlama Kurulunun 40+40 TL zammı ek 3. madde çerçevesinde yararlanacak kurumları ek (2) sayılı cetvelde belirlediğini ve davacının çalıştığı kurumun bu cetvelde yer almadığını, ayrıca T.C. … Bakanlığının 08/05/2006 tarih ve 8021 sayılı yazısı ile ek ödemenin geçiş ücretine ilavenin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 2011/42795 E. 2012/10961K. ve 02/04/2012 tarihli ilamı ile ” davacı ile ilgili davalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlar getirtilmeli, davacının kapsamdışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK.’un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, yapılan artışın tebliğlerle getirilen artışların altında kalıp kalmadığı, buna göre fark ücret alacağı olup olmadığı ve tebliğlere göre yapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakil ilmühaberinin düzenlenip düzenlenmediği konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamı sonrası davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de ilgili İdare Mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesince adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Bu kez Mahkemece dava yeni esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilip Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden rapor alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmitr.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Mahkemenin ilk kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin yukarıda açıklanan ilamı ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili talep mliktarını arttırmak suretiyle davasını ıslah etmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay… … Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay… … Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay… … Genel Kurulu’ nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre, Mahkemece hükmedilen alacağa uygulanan faizde dava ve ıslah ayrımı yapılmayıp faizin başlangıç tarihinin gösterilmemesi hatalıdır.
3- Yine kabule göre ise davanın kısmen red edilmesine rağmen yargılama giderinde bu durumun gözetilmemesi ve davalı yararına vekalet ücreti belirlenmemesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.