Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1973 E. 2017/26088 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1973
KARAR NO : 2017/26088
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK’nın 158/1-d, 35/2, 62, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-TCK’nın 204/1, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan …’ın, sanık …’ın sahibi olduğu … Limited Şirketi’nde çalıştığı ve aynı zamanda %5 hisse ile şirkete ortak olduğu, bilahare sanığın, katılanı işten çıkarttığı, katılanın da kıdem ve ihbar tazminatı ile çalıştığı sürelere ilişkin İş Mahkemesi’nde sanık aleyhine dava açtığı ve bu davayı kazandığı, daha sonra kazandığı kısma ilişkin Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2161 Esas sayılı dosyası ile sanığın sahibi olduğu şirket aleyhine icra takibi başlattığı; ancak, alacağını alamadığı, bu aşamada sanığın, katılanın alacağını etkisiz kılmak amacı ile katılanın kendi şirketinde çalıştığı süre içerisinde başka resmi kurumlara verilen bir kağıtta bulunan imzası üzerindeki dolu kısmı kesip alt boş kısmı da imzayı içerecek şekilde kesmek suretiyle ters çevirerek bilgisayar ortamında 18/11/2008 tanzim, 25/12/2008 vade tarihli, alacaklısı … Danışmanlık Ltd. Şti, borçlusu … olan 45.000 TL bedelli bonoyu oluşturduğu ve bononun arkasına şirket kaşesini basarak kendi imzası ile ciro ettikten sonra katılan aleyhine Mersin 2. İcra Müdürlüğü’nde 2009/9215 Esas sayılı dosya üzerinden 25/09/2009 tarihinde icra takibi başlattığı, katılanın yaptığı itiraz üzerine senet bedelini tahsil edemediği şeklindeki olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, dava konusu belgenin özel nitelikte bir belge olduğuna ve hükme esas alınan uzman mütalaasının tarafsız olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, 18/11/2008 tanzim, 25/12/2008 vade tarihli, alacaklısı … Danışmanlık Ltd. Şti., borçlusu … olan 45.000 TL bedelli sahte senedi tanzim ederek katılan aleyhine icra takibine koyduğu; ancak, katılanın yaptığı itiraz üzerine senet bedelini tahsil edemediği anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, dava konusu belgenin özel nitelikte bir belge olduğuna ve hükme esas alınan uzman mütalaasının tarafsız olmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “2250 gün”, “1500 gün”, “1250 gün” ve “25.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “3 gün”, “2 gün” ve “40 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.