YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4351
KARAR NO : 2017/6723
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ : 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … (Emniyet Genel Müdürlüğü) vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 15/01/2015 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın … reddine dair verilen 26/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 2330 sayılı Kanuna dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; görevsizlik kararı verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare, davalının haksız eylemi ile yaralanan dava dışı polis memuru … … 2330 sayılı Kanun gereğince ödenen tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın 2330 sayılı Kanuna dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, davalının mahkeme kararıyla vesayet altına alındığı ve hukuki ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK’nun 114/1-(d), 115/2 maddeleri gereğince … reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davalıya, … 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29/12/2015 tarih, 2015/2044Esas-3114 Karar sayılı ilamı ile babası … …’nun vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Dava ehliyeti, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci (vekil) aracılığı ile davayı takip etme ve usul işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. … ve ergin olup kısıtlı olmayan her gerçek kişinin tam dava ehliyeti mevcuttur. Kısıtlıların ise dava ehliyetleri bulunmayıp davalarda kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar.
Türk Medeni Kanunu’nun 14. maddesinde “Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur” biçimindeki kanuni düzenleme ile 6100 sayılı HMK’nın 51. maddesinde “dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir” biçiminde, aynı yasanın 114. maddesinde de “(1) Dava şartları şunlardır…, d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması” biçiminde yasal düzenleme mevcuttur.
Dosya içeriğinden, dava tarihinde vesayet altında bulunmayan davalı …’ya karşı dava açıldığı , yargılama devam ederken davalının vesayet altına alınmasına rağmen vasinin davaya dahil edilmeden yargılamanın bu şekilde sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, dava dilekçesinin yasal temsilci konumundaki vasisine yöntemince tebliğ edilerek
usulüne uygun biçimde taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılama yapılması ve sonrasında ileri süreceği tüm kanıtlar toplanıp irdelendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA 02/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.