YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/206
KARAR NO : 2017/15451
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik müdafiilerinin yapmış olduğu itirazın merciince incelenip reddedildiği, sanıklar … ve …’nun haklarında kasten yaralama suçundan verilen kesin nitelikteki adli para cezalarına yönelik temyiz istemlerinin reddedildiği, redde ilişkin 01/09/2016 gün ve 2014/80 esas, 2016/420 sayılı ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, yapılan temyiz incelemesinde;
1) Katılan sanık … ve müdafiinin suça sürüklenen çocuk … hakkında, katılan sanıklar … ve … müdafiinin suça sürüklenen çocuk … hakkında, suça sürüklenen çocuk … müdafinin katılan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİ,
2) Katılan sanık …’ın, katılan sanık …’ya karşı, suça sürüklenen çocuk …’ın, katılan sanık …’ya karşı, katılan sanıklar … ve …’nun katılan sanık …’a karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre; 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile yapılan değişiklik ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek geçici 2. maddesi ile “..hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL. (dahil) ve altındaki adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesindir.” hükmü gereğince, sanığa verilen cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve CMUK’un 317. maddesi uyarınca, katılan sanık …, katılan sanık …, suça sürüklenen çocuk …, katılan sanık … ve müdafilerinin temyiz taleplerinin isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Suça sürüklenen çocuklar …’ın katılanlar …, …, katılan sanıklar … ve …’ya karşı kasten yaralama suçundan beraatine, suça sürüklenen çocuk …’ın katılan sanıklar … ve …’ya karşı kasten yaralama suçundan beraatine, suça sürüklenen çocuk …’ın katılan sanıklar …, … ve …’ya karşı kasten yaralama suçundan beraatine, katılan sanık …’nun suça sürüklenen çocuk …’a karşı kasten yaralama suçundan beraatine, katılan sanık …’nun suça sürüklenen çocuk …’a karşı kasten yaralama suçundan beraatine, katılan sanık … ve suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’a karşı silahla tehdit suçundan beraatine, katılan sanık …’a karşı kasten yaralama suçundan beraatine ilişkin hükümlere yönelen temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanıklar …, …, … ve müdafileri, katılan sanık … müdafii, suça sürüklenen çocuklar …, …, … müdafii, katılanlar … ve … vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4) Katılan sanık …’ın katılan sanık …’ya karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık … müdafii ile katılan sanık … ve müdafiinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
5) Katılan sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ın katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelen temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Kendisini duruşmalarda bir vekil aracılığı ile temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık …, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine 1800 TL vekalet ücretine hükmedilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
6) Katılan sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ın, katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Katılandaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında fazla ceza tayini,
b) Kabule göre; suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri ile bulunan 1 yıl 12 ay hapis cezasının TCK’nin 31/3. maddesi ile 1/3 oranında indirilmesi ile 1 yıl 4 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezasına, TCK’nin 62. maddesi ile 1/6 oranında indirilmesi ile 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası yerine 10 ay hapis cezasına, TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi sırasında 8100 TL yerine 6000 TL adli para cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
c) Taraflar arasında tartışma ve karşılıklı yaralama meydana geldiğine dair iddia ve kabul karşısında; ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği olayda, Yargıtay CGK’nin Dairemizce de benimsenen 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 esas ve 2002/367 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
d) 1136 sayılı Yasanın 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
e) Sanık … hakkında TCK’nin 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık …, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 27.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.