Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1807 E. 2017/26057 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1807
KARAR NO : 2017/26057
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar … ile …’in, iftira suçundan sanık …’in beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların işletmekte olduğu fırın ile katılanın yetkili olduğu şirket arasında önceye dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, suç tarihinde katılan şirkette un pazarlama elemanı olarak çalışan …’nün sanıkların fırınına un teslim ettiği, karşılığında düzenlenen 4 adet bononun sanık … tarafından sanık … adına imzalanarak katılan firmaya teslim edildiği, bonoların karşılığının ödenmemesi üzerine yapılan icra takibi sırasında sanık …’in senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek itirazda bulunduğu, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı’na katılan şirket temsilcilerinin resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle suç duyurusunda bulunduğu,soruşturma aşamasında alınan ekspertiz raporunda; … adına atılı bulunan borçlu imzalarının … eli mahsülü olduğunun belirlendiği, bu şekilde her iki sanığın da resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediği, ayrıca senetlerin katılan şirket tarafından tanzim edilmediğini bilen sanık …’in şirket yetkilileri hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla suç duyurusunda bulunarak iftira suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanıkların savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından;sanıklar ile katılan arasında önceye dayalı sürekli bir alacak borç ilişkisinin bulunduğu, sanık …’in bilgisi dahilinde bu senetlerin sanık … tarafından imzalandığı, katılanın bu durumu bilerek sanık …’in vekaleti ile oğlu sanık …’ın düzenlediği bu senetleri teslim aldığı, vekalet ilişkisinin sözlü olduğu, ancak katılan tarafın bu durumu bildiği, bu nedenle suça konu senetlerin katılan yönünden iğfal kabiliyetinin bulunmadığı ve sanıklar ile katılan arasında önceden doğan borç nedeniyle bonoların verildiği, sanıklarda dolandırıcılık ve iftira kastı bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin suçların yasal unsurlarının oluştuğu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.