YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1423
KARAR NO : 2017/15625
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin “itiraz” olduğu belirtilmekle, itiraz mercii tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümleri 17/07/2014 tarihli süre tutum dilekçesi ile “katılan vekili” sıfatıyla temyiz ettiği, 11/09/2014 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile müvekkili hakkında kurulan hükümleri de sanık sıfatıyla temyiz ettiği, dilekçenin 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği anlaşılmakla, “sanık müdafii” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3)Suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Katılan …’ye ilişkin 09/02/2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu raporunda, katılanın yüzünde sabit iz niteliğinde birden çok yaralanma olduğunun bildirilmesine göre, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, sonuç cezaya etki edecek düzeyde asgari had aşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamenin sevk kısmında bulunmayan 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c,87/1-son maddelerinin ek savunma hakkı verilmeden uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226.maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c)Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 29, 31/3 maddelerine göre belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK’nin 62. maddesine göre 1/6 oranında indirilmesi sırasında 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza verilmesi ,
d) 5237 sayılı TCK’nin 51/1. fıkrası 2. bendi gereğince ertelemenin üst sınırının 18 yaşından küçüklerde 3 yıl olduğu ve suça sürüklenen çocuğun ertelemeye engel sabıkasının bulunmadığı dikkate alınarak, TCK’nin 51/1. maddesinde öngörülen diğer şartlar da denetime imkan verecek şekilde tartışılarak, erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, ” verilen hapis cezasının iki yıldan fazla olması ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle TCK’nin 51. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
e)5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarının suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
f)Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.