Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/3022 E. 2017/7450 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3022
KARAR NO : 2017/7450
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davalı/karşı davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, duruşma isteği değerden reddedildi, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl ve karşı davalar, ortak alana elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı; 6653 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 19 numaralı villanın 1.kat 2 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının da zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, tapu kayıtları, onaylı proje ve … Yönetim Planına aykırı olarak kendisine ait bahçenin bir kısmının davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini ileri sürerek, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevabında plan ve projeye aykırı herhangi bir işgal veya haksız kullanımının olmadığını, kat mülkiyeti kanununa göre dava konusu edilen yerlerin ortak yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalının otoparkın kullanılmasına engel olduğunu ileri sürerek davacı-karşı davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı-karşı davacının haksız müdahalesinin keşfen belirlendiği, davacı karşı davalının ise müdahalesinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı/karşı davalının 6653 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 19 numaralı villanın 1.kat 2 no’lu bağımsız bölümün maliki, davalı-karşı davacının ise aynı parselde yer alan 19 numaralı villanın zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün maliki olduğu, uyuşmazlığın ise ortak alan ile eklentiye ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, görev, kamu düzeniyle ilgili olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır.
6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin, 4. maddesi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanını belirlemiştir.
Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görev alanının düzenlendiği HMK 4/ç bendi “ Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler” şeklindedir. Bu düzenlemeden Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olup olmadığı hususunda özel yasalara atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek 1. maddesi “Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir” hükmünü içermektedir.
Öte yandan, bir uyuşmazlığın 634 sayılı yasa kapsamına girip girmediğinin tespitinde davacının kat maliki olması, davalının kat maliki olması ve uyuşmazlık konusunun ortak alan olması ölçütlerinin doktrin ve yasal içtihatlarda benimsendiği açıktır.
Bu durumda, ortak alana el atmanın önlenmesi davalarında Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu sabittir.
Hâl böyle olunca, ortak alana müdahale konulu uyuşmazlığın 634 sayılı Kanunun ek 1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı-karşı davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.