Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/8298 E. 2017/13895 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8298
KARAR NO : 2017/13895
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-)Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-)Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 142/2-h maddesi uyarınca 5 yıl olarak belirlenen cezadan 143. madde uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken 7 yıl 6 ay yerine hesap hatası sonucu 10 yıl hapis cezası yazılmış ise de, yapılan uygulamaya göre sonuç cezanın doğru hesaplandığının anlaşılması karşısında, belirtilen bu husus yazım hatası olarak kabul edildiğinden, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Yasa’nın 31/3. maddesinden sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. 
Ancak;
Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hapis cezaları ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine aykırı olarak denetim süresi belirlenmemesi ve 5237 sayılı TCK’nın 51/7-8 maddelerinde yazılı bulunan “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği, denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde ceza infaz edilmiş sayılır” şeklindeki ihtaratın yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden sonra gelmek üzere “5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi gereğince 2 yıl 1 ay denetim süresine tabi tutulmasına,” suça sürüklenen çocuk … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden sonra gelmek üzere “5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün denetim süresine tabi tutulmasına,” ibarelerinin ve her iki suçtan kurulan hüküm fıkralarına “5237 sayılı TCK’nın 51/7-8 maddeleri uyarınca, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin; denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtaratına” ibarelerinin yazılmak suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-)Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakkında alt sınırdan hüküm kurulan suça sürüklenen çocuk … ile birlikte atılı suçları işleyen suça sürüklenen çocuk … hakkında sabıka kaydı şeklinde yasal olmayan gerekçe ile alt sınırdan önemli ölçüde uzaklaşılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde; TCK’nın 142/2-h, 143/1, 168/2, 31/3, maddeleri gereğince belirlenen 3 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı kanunun 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanırken 2 yıl 11 ay hapis cezası yerine 2 yıl 5 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Yasa’nın 31/3. maddesinden sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 30.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.