Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/43473 E. 2017/25235 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43473
KARAR NO : 2017/25235
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı işyerinde satınalma müdürlüğünde satın alma görevlisi olarak 15 yıl çalıştığını, hakkında yapılan asılsız bir ihbar sonucunda görevine son verildiğini, 15/06/2004 tarihinde evinde ve bodrumunda, davalı Belediye’ye ait malzemeleri sakladığı gerekçesiyle arama yapıldığını, bir kısım eşyalara el konulduğunu, bunlardan otomobil lastikleri dışındakilerin kendisine geriye verildiğini, adil bir soruşturma yapılmadığı halde, 17/06/2004 tarihinde disiplin kurulu kararı alındığını, bu kararın da kendisine 18/06/2004 tarihinde tebliğ edildiğini, disiplin kurulu kararına gerekçe oluşturan diğer nedenlerin de doğru ve haklı olmadığını belirterek, davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının, davalı tarafça yapılan tahkikattan anlaşılacağı üzere rüşvet almaya teşebbüs ettiğini, yapılmamış tamirat işlerini yapılmış gibi gösterdiğini, alınmamış malzemeleri ambar çıkış fişiyle alınmış olarak gösterdiğini, tamirat için atölyeye gelen resmi araçtan motorin çekerek aracına koyup götürdüğünü, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. bendinin (e) fıkrası ve yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin Disiplin Ceza Cetveli’nin 45. maddesine, 57. maddesine ve 50. maddesine uyan davranışlarda bulunması nedeni ile feshedildiğini, işlemin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda Antalya 1. İş Mahkemesi’nin 04/10/2011 tarih, 2004/682 E.- 2011/415 K. sayılı kararıyla davanın reddine dair karar, Dairemizin 04/06/2012 tarih 2011/15324 esas 2012/12345 karar sayılı kararıyla dosya kapsamında davacının hizmet döküm cetvelinin, işe giriş ve çıkış belgelerinin, iş sözleşmesinin ve soruşturma evraklarının olmadığının anlaşılması, ayrıca davacı tarafın tanık listesinde belirttiği tanıklarının da dinlenmemesi sebepleriyle eksik incelemeyle verilen kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda yerel mahkeme 18/09/2012 tarih ve 2012/464 esas 2012/542 karar sayılı kararıyla bir önceki kararında direnmiş, dosyanın tekrar temyiz edilmesi üzerine ilgili mahkeme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca verilen 26/06/2013 tarihli 2013/22-43 esas 2013/875 sayılı kararla iş mahkemelerinde verilen kararların temyizi halinde Yargıtay ilgili Dairesinin vereceği kararın kesin olduğundan bahisle bozma kararı verilmiş, bozma ilamı sonucunda Mahkemece yargılamaya devam olunmuştur.
Antalya 1. İş Mahkemesi’nin 26/07/2017 tarih, 2013/649 esas 2017/383 karar sayılı kararında özetle; davacının iş akdinin sona erdirilmesine karar verilen disiplin kurulu kararına konu eylemleri işlediği ispatlanamadığından iş akdinin davalı tarafça haklı ve geçerli nedenle sona erdirilmediği, davacıyla birlikte aynı ceza dosyasında yargılananlardan yalnızca bir kişinin iş akdine son verildiği, diğerlerinin davalı Belediye’de çalışmaya devam ettikleri, bu durumda işverenin eşit durumdaki işçilerine iş akdinin sonlanması noktasında eşit davranmayarak eşit davranma borcuna aykırı hareket etmiş olduğundan bahisle davanın kabulüne karar vermiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacının görevi ve iddia edilen eylemi dikkate alındığında taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, davalı işverenin davacıyla çalışmasının devam etmesinin beklenemeyeceği, aynı fesih sebebi eylemlerden dolayı, diğer çalışanlar hakkında fesih işlemi yapılmamış olmasının feshi geçerli olmaktan çıkarmayacağı, bu durumda feshin geçerli olduğu ve işe iade davasının reddi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 54,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/11/2017 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.