Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17769 E. 2017/23159 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17769
KARAR NO : 2017/23159
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini, beyan ederek davalıdan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ile ulusal bayram ve gene tatil alacakları hususu ve iş akdinin haklı sebeplerle feshedilip edilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı işçilik alacakları ödenmediğini, iş ve çalışma koşullarının ağırlaşması sebebiyle feshettiğini beyan etmiş, davalı ise davacının 30.01.2013 tarihi itibariyle isitifa etmek suretiyle feshettiğini ileri sürmüştür. Mahkemece ise istifa dilekçesinde dava dilekçesinde belirtilen şekilde haklı fesihten ve geniş anlamda ücret alacaklarının ödenmemesinden kaynaklandığından bahsedilmediği gerekçesiyle istifaya değer verilerek kıdem tazminatı talebinin reddetmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı kurallar ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ispatı için de geçerlidir.
Somut olayda, davacının haftada 6 gün çalışmak suretiyle günde 10 saat çalıştığı, bir saat ara dinlenmesi yaparak haftada 9 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Davalı tanıklarının çalışma düzeni ile ilgili açık beyanları olmadığı, davacı tanıklarının beyanları ile hesaplama yapıldığı, ancak tanıkların davacıdan 9-10 ay önce işyerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bordroların incelenmesinde de bazı imzasız bordrolarda fazla çalışma ücret alacağı ve ulusal bayram ve genel tatil alacağı tahakkukunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu dönemler dışlanmamıştır. Öncelikle davacının ücretlerinin yatırıldığı banka kayıtları getirtilerek tüm çalışma dönemi için hesaplamalara esas alınmayan fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödemesine ilişkin tahakkuk gösteren bordrolardaki miktarların davacıya ödenip ödenmediği incelenmeli, ödeme yapıldığının tespiti halinde de bu dönemlerin mahsup edilmesi gerekmektedir.
3-Yapılan değerlendirme sonucunda; mübrez bordrolarda tahakkuk olmayan veya tahakkuk olmasına rağmen banka yoluyla yatırılmadığı tespit edilen dönemler içinde davacı tanıklarının çalıştıkları süre ile uyumlu olacak şekilde yeniden hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece tüm bu değerlendirmelerden sonra davacının fazla mesai ve ulusal bayram ile genel tatil alacaklarının mevcut olduğu kanaatine varılması halinde davacının haklı sebeplere feshetmesi hususu yeniden değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 26/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.