Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/18294 E. 2017/15686 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18294
KARAR NO : 2017/15686
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanıklardan Erkan ile katılan … arasında bir bayana mesaj atılmasından kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğu ve bu nedenle olay öncesinde telefonda karşılıklı küfürleştikleri ve petrol istasyonunda buluşmaya karar verdikleri, sanık …’ın, kardeşi olan sanık … ile arkadaşı olan sanık …’ı “bir namus davası var, hadi gidiyoruz.” diyerek yanına aldığı ve aynı araçla birlikte olay yerine gittikleri, bu sırada araçta sopa ve bıçak da bulunduğu, katılanın beyanları ile uyumlu olan olay yeri kamera görüntülerinde de tespit edildiği üzere, sanık …’ın kullandığı aracı katılanın üzerine sürdüğü, araçtan indikleri, sanık …’ın araçtan inerken yanına aldığı sopa ile katılana vurduğu, sanık …’nın da elinde bıçak olduğu ama bu aşamada sanıklar Erkan ve Cuma’nın katılana yumruk ile vurdukları, marketin içine kaçan katılanın peşinden giden sanıklar Erkan ve Cuma’nın burada da katılana saldırmaya devam ettikleri ve sanık …’nın tek bıçak darbesi ile katılanı göğsünden hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı olayda, sanıkların kavga edeceklerini bilerek ve yanlarına aldıkları silahtan sayılan cisimlerle olay yerine gittikleri, aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılana saldırdıkları, her ne kadar katılanda hayati tehlikeye neden olan yaralanmanın sanık …’nın bıçak ile vurması sonucunda gerçekleştiği, sanık …’ın ise silahtan sayılan bir cisim kullanmayıp eli ile vurmak suretiyle katılanı yaraladığı gerekçesi ile, suçta kullanılan silahtan ve meydana gelen ağır neticeden sanık … sorumlu tutulmamış ise de; sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi gereğince sanık …’in de sanık … ile birlikte suçta kullanılan silahtan ve meydana gelen ağır neticeden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanık … yönünden eksik ceza tayini,
b) Katılan …’un, sanık …’ın tanıdığı bir kadını telefonla rahatsız ettiği gerekçesiyle, sanık …’ın, katılanın cep telefonuna hakaret içerikli mesaj gönderdiği, ikisi arasında karşılıklı hakaretler içeren mesajların gönderilmesi üzerine Tuğçe Petrol isimli yerde görüşmeye karar verdikleri, sanık …’ın yanına kardeşi olan sanık … ve arkadaşı olan sanık …’ı alarak petrol istasyonuna geldikleri, burada beklemekte olan katılan …’un üzerine arabayı sürdükleri, önce sanık … ile katılanın karşılıklı olarak küfürleştikleri ve sanıkların katılana saldırdığı, katılanın, ilgili kadından özür dilemeyi reddetmesi üzerine de sanık …’nın tek bıçak darbesi ile katılanı göğsünden yaraladığı ve sanıkların geldikleri araçla petrol istasyonundan uzaklaştıkları olayda; ilk haksız hareketin katılana telefonla hakaret mesajı gönderen sanık …’dan geldiği, tartışmanın devamında etki tepki dengesinin sanık … lehine değişmediği, katılandan kaynaklanan ve sanık …’ya yönelik herhangi bir haksız hareketin de bulunmadığı, sanıkların kavga edeceklerini bilerek yanlarına aldıkları silahtan sayılan cisimlerle olay yerine gittikleri de gözetildiğinde, koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın üzerine atılı suçu, aleniyet vasfı bulunan kamuya açık petrol istasyonunda işlediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmek suretiyle sanık hakkında TCK’nin 125/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
b) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık … ve katılanın aynı gün önce

telefonda sonra da petrol istasyonunda karşılıklı küfürleştikleri, her ne kadar ilk hakaret içerikli mesajı sanık göndermiş ise de; devamında katılanın da hakaret ile karşılık verdiği anlaşılmakla, bu suç yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanması koşulları oluşmuş ise de; hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı TCK’nin 129. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde genel tahrike ilişkin TCK’nin 29. maddesinin uygulanması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2017 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Olay tarihinden önce müşteki sanık …’in tanık olarak da dinlenilen bir arkadaşının isteği üzerine, müşteki sanık …’in tanıdığı olan bir bayanı telefonla arama yapmak ve mesajlar atmak suretiyle rahatsız etmesi nedeniyle bu durumun Erkan’a bayan tarafından anlatılmasından sonra, Selçuk’un kullandığı telefona mesaj atarak özür dilemesini isteyip hakarette bulunduğu ve karşılıklı mesajlaşmanın devam ettiği, iki tarafın buluşmak amacıyla Tuğçe Petrol isimli iş yerinde bir araya geldikleri, burada da Erkan’ın, Selçuk’tan adı geçen kadından özür dilemesini istediği, ancak Selçuk’un reddettiği, aralarındaki tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine birbirlerini yaraladıkları ve karşılıklı olarak hakaret ettikleri olayda;
Önce müşteki sanık …’un yargılama sırasında tanık olarak dinlenen bir arkadaşının isteği üzerine Erkan’ın tanıdığı olan bir bayanı telefonla arayarak ve mesaj atarak rahatsız ettiği, bu durumun … tarafından da yargılama sırasında kabul edildiği, dosya kapsamından olaylara bu arama ve mesaj atmanın neden olduğu anlaşıldığından sanık … hakkında TCK’nin 29. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun bu husustaki bozma düşüncesine katılmıyoruz.

… …
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi
(Muhalif) (Muhalif)