Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2016/3223 E. 2017/26089 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3223
KARAR NO : 2017/26089
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f-son, 62, 52/2-4, 53/1 ve 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Almanya’da bulunan … firmasının internetten eşya ve altın satışı yaptığını sitesinde duyurduğu, ilgili internet sitesinde öncelikle paranın peşin olarak … isimli kişi adına … Unicredit bankasında belirtilen hesaba yatırılmasının istenildiği, …’ın söz konusu şirketin yetkilisi olan … tarafından mali çalışan olarak internet yoluyla işe alındığı, alıcıların internet üzerinden siparişlerini verdikleri ve paraları peşin olarak sitede belirtilen …ın hesabına yatırdıkları, ancak malların alıcılara gönderilmediği, bu şekilde çeşitli alıcılar tarafından toplam 8.410,80 Euro’nun …’ın hesabına gönderildiği, hesaptaki bu paradan 7.540 Euro’nun sanık …’un Finansbank … şubesindeki … nolu hesabına aktarıldığı, sanığın bu şekilde atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği iddia edilen olayda;
5237 sayılı TCK’nın 11. maddesi uyarınca, bir Türk vatandaşı, 13. maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye`de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye`de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Belirtilen koşullar kovuşturma şartı niteliğindedir. Bunun için failin Türk olması, Türkiye’de bulunması, suçun TCK’nın 13. maddesi kapsamında yer alan suçlardan olmaması ve bu eylem nedeniyle yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerekir. Yurtdışında işlediği suçtan dolayı Türk vatandaşı hakkında yabancı ülkede mahkumiyet veya beraat hükmü verilmiş ve kesinleşmiş olması halinde artık Türkiye’de yeniden yargılama yapılamayacaktır.
Açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, internet üzerinden eşya ve altın satışı yapılacağına ilişkin ilan verilerek mağdurların belirtilen hesaba para yatırmalarının sağlanmasından sonra, malların alıcılara gönderilmemesi şeklindeki eyleme iştirak ettiğinin iddia ve kabul edilmesi, suçun işlendiği yerin Almanya ülkesi olması ve dosya içerisinde tercümesi yapılmış bir örneği bulunan Almanya ülkesi soruşturma evrakları içeriğine göre, sanık hakkında internet dolandırıcılığı ve kara para aklama suçlarından soruşturma yapıldığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, aynı eylem nedeniyle sanık hakkında yabancı ülkede açılmış bir dava bulunup bulunmadığı, dava açılmış ise kesinleşmiş bir hüküm verilip verilmediği, sanığın iştirak halinde hareket ettiği iddia edilen ve haklarında Almanya’da soruşturma yürütüldüğü anlaşılan diğer şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma sonucunun Alman adli mercileri nezdinde araştırılması, bu şüpheliler hakkında dava açılmış ise hüküm verilip verilmediği sorularak, kesinleşmiş hükmün ve özellikle dolandırıcılık suçunun mağdurlarına ait ifade tutanakları ile eşya ve altın satışına dair internet üzerinden yapılan ilanlara ilişkin belgelerin onaylı birer suretinin gönderilmesinin sağlanmasından sonra, toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.