Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40100 E. 2017/27600 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40100
KARAR NO : 2017/27600
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin keyfi bir şekilde siyasi nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, buna bağlı kanuni haklarının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.04.2017 tarihli ve 2017/16576 esas 2017/7407 karar sayılı ilamıyla sayılı ilamıyla mahkeme kararının gerekçe yönünde hatalı olduğu belirtilmesi suretiyle onanmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından verilen maddi hata dilekçesinde, Dairemizin 03.04.2017 tarihli ve 2017/16576 esas 2017/7407 karar sayılı ilamıyla verilen onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması talep olunmuştur.
Dairemizce, dosya içerinde bulunan davacı tanık beyanlarının ve bu kişilerin davalı işverene karşı açtıkları benzer içerikteki dava dosyalarının içerik ve akıbetlerinin incelenmesi neticesinde, davacının seçimler sonrasında yaptığı işte değişiklik yapıldığı, bu değişikliğin ardından davacının sebep bildirilmeden iş akdinin sonlandırıldığı, buna göre haklı nedenle iş akdinin sonlandırıldığını belirten mahkeme kararının gerekçe yönünden düzeltilerek onanması yönündeki kararın maddi hataya dayandığı anlaşılmakla Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun öngördüğü fesih ve ihbar sürelerine uyulmadan feshedildiğini, müvekkilinin iş akdi feshinin geçersiz sayılmasını ve işe iadesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının 06-07-08-09-12/05/2014 tarihlerinde kendi rızasıyla işe gelmediğini, hakkında işe gelmeme tutanakları düzenlendiğini, bu tutanakların yüklenici firmaya gönderildiğini, yüklenici firma tarafından işine haklı bir nedenle son verildiğini, davacı tarafın haksız, mesnetsiz hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işe iade ve tazminat istemli davasının reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacı belirli süreli olarak işe alındığından iş süresinin bitiminde işten çıkartıldığını, ayrıca davacı ve arkadaşının işe gitmediklerini bu yönüyle de haklı fesih yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının iş akdinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı ile aynı veya yakın dönemlerde işten çıkarılan ve bir kısmı davacı tanığı olarak beyanda bulunan kişilerin benzer talepli olarak açtıkları davaların temyiz incelemesi, Dairemizin 2017/16563, 2017/16569, 2017/16593 ve 2017/16594 esas sayılı dosyalarında yapılmış olup, hepsinde yargılamanın işe iade ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Davacının da işten çıkarılma sürecinin aynı dönemde ve aynı gerekçe ile yapıldığı, buna göre işçilerin görev yerinin değiştirilmek istenildiği, bu değişikliğin seçim sürecinde yaşanan bir takım olaylara dayandığı anlaşılmaktadır. Davacıya bu değişikliğin tebliğ ve davacının ne şekilde davranış gösterdiği işverence şüpheye yer kalmayacak şekilde ortaya konulamamıştır. Tüm dosya kapsamı ve özellikle davacı tanık beyanlarından davacının haklı veya geçerli bir neden bulunmadan iş akdinin sonlandırıldığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması hatalıdır.
Dosya içeriğine göre davalılar arasında geçerli bir alt işverenlik ilişkisi olduğunun anlaşılması karşısında, davacının alt işverene iadesi ile, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden asıl işverenle birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Davanın 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi gereğince Veysi Ağırtmış’a yönlendirilerek devam edilmesinden sonra karar başlığında Veysi Ağırtmış Ticaret Ltd. Şti.’nin davalı olarak gösterilmesi hatalı ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma sebebi yapılmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan feshin geçersizliğine davacının, davalı …’a ait iş yerinde İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen kıdem ve ihbar tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 25,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 374,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.