YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24308
KARAR NO : 2017/15834
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında, Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.05.2013 tarih, 2013/45 Esas ve 2013/236 Karar sayılı hükmü ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından adli para cezaları, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından kararın temyiz edildiği, mahkemece mala zarar verme suçu yönünden miktar itibarıyla kesin olduğundan temyiz isteminin reddine dair 02.07.2013 tarihinde ek karar verildiği, hırsızlık suçu yönünden ise temyiz talebi sonucunda Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 30.03.2017 tarih, 2014/31486 Esas ve 2017/3704 Karar sayılı ilamıyla bozma kararı verildiği, her ne kadar 08.05.2014 tarih 2014/60 Esas ve 2014/156 Karar sayılı hükümde hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yeniden hüküm kurulmuş ise de, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yok hükmünde olduğu değerlendirilip, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
1-Anayasa’nın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut deilllerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen ve kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23 ve 5271 sayılı CMUK’nun 231/11. maddelerine göre, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi halinde hükmün açıklanabilmesi için bahse konu yeni suçtan mahkum olması gerektiği, sonradan işlendiğinden bahisle ihbara konu Emirdağ Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2014/1 Esas ve 2014/69 Karar sayılı ilamında belirtilen, TCK’nın 106/1-1, 125/1. maddelerinde düzenlenen katılanlara karşı tehdit ve hakaret suçlarının 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kalması ve suça sürüklenen çocuk ile katılanlar arasında 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra belirlenen deneme süresinde yeni bir suçun işlenmesi halinde mahkemenin duruşma açarak hükmün açıklanması şartlarının oluşup oluşmadığını belirledikten sonra koşulların oluşması halinde açıklanmasını geri bıraktığı hükmü aynen açıklaması gerektiği ve önceki hüküm üzerinde herhangi bir değişikliğe gidilemeyeceği gözetilmeden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandıktan sonra 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.