YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24022
KARAR NO : 2015/24639
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 07.09.2015 gün ve 1288-15007 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, … Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece, ”davacının terfi ederek tayinin çıkması ile İstanbul’a gittiği, davalının sinirli bir kişiliğe sahip olduğu ve davacıyı üçüncü kişiler yanında rencide ettiği, davacının eşinden ayrılmak istediği ve bu nedenle davalıyı İstanbul’a götürmediği, davalının …’de kaldığı, davalının davacıyı ziyareti sırasında yüzüğünü davacıya iade ettiği” gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davalı kadın tarafından tüm yönlere ilişkin olarak temyiz edilen hükmün dairemizce onanmasına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Mahkemece yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; tarafların fiilen ayrı yaşadıkları dönemde davalı kadının eşini ziyarete gittiği sırada eşinin kendisini soğuk karşılaması nedeniyle, bu durumdan duyduğu üzüntüyü göstermek için yüzüğünü tepki olarak davalıya bıraktığı anlaşılmaktadır. Kadının devamlılığı olmayan, tepki niteliğindeki bu davranışı boşanma davasında kendisine kusur olarak yüklenemez. Hükme esas alınan diğer davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekir. Ancak bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, davalı kadının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.09.2015 gün ve 2015/1288 esas, 2015/15007 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı kadının karar düzeltme isteminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddeleri gereğince kabulü ile Dairemizin 07.09.2015 gün ve 2015/1288 esas, 2015/15007 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.