YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11785
KARAR NO : 2017/12827
KARAR TARİHİ : 12.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bankaya ait … Şubesinde 25/03/2002 tarihinde işe başladığını, çalışmasının 19/06/2013 tarihine kadar aralıksız sürdüğünü, iş akdinin davacı tarafından fazla mesai ücreti ,hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacağının ödenmemesi ve son olarak da müdür havuzunda kendisine yer bulunduğunu, 2013 yılında %1.37 oranında zam yapıldığını, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ve bu nedenlerle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı , fazla mesai ücreti alacağı,yıllık izin ücreti alacağı ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava tarihinden geriye dönük 5 yıl önceki döneme isabet eden alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, 12/06/2013 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davacı ile davalı banka arasında akdedilen sözleşmeye göre davacıya ödenen ücretin içinde fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin de olduğunu, bu nedenle hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacağının da bulunmadığını, davacının istifasının ardından 50 günlük kullanılmamış izin ücreti alacağının davacının 2013 … ayı bordrosuna yansıtıldığını, yıllık izin ücret alacağının da bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece tarafların beyanları, dosyaya sunulan tüm belge ve bilgiler ile tüm dosya içeriğinin değerlendirilmesinde; davacının 25/03/2002 – 19/06/2013 tarihleri arasında davalı bankada 11 yıl 2 ay 24 günlük hizmet süresi ile çalıştığı, dosyada mevcut davacının 12/06/2013 tarihli dilekçesinde davacının iş yerinde uygulanan ücret politikasından dolayı haklı nedenle istifa ettiğini beyan ettiği, kurum içi e-posta yazışmalarından davacının maaşına emsallerine göre daha az oranda zam yapıldığı, davalının eşitlik ilkesi gereklerini yerine getirmediği ve davacı tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedildiği görülmekle davacı kıdem tazminatına hak kazandığı,davacı tanıkları davacının iddialarını doğrular nitelikte beyanda bulundukları, davacının haftalık 9 saat fazla çalışmasının bulunduğu, davalı taraf her ne kadar ödenen ücretin içinde fazla çalışma ücretinin de olduğunu savunmuşsa da iş sözleşmesinde bu yönde bir hükmün bulunmadığı,davacı taraf yıllık izinlerinin kullandırılmadığı iddiası ile yıllık ücretli izin talebinde bulunduğu, davacının dava dosyasına sunulan izin mutabakat yazısına göre kullandırılmayan 50 günlük yıllık izin hakkının olduğu, ancak karşılığı olan tutarın 2013 yılı … ayı bordrosuna yansıtıldığı, dinlenen tanıklar davacının haftada bir gün izin verildiğini beyan ettikleri görülmekle davacının yıllık izin ücreti ve hafta tatili alacağına hak kazanamadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında fazla mesai ücretinin hesabı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarının değerlendirilmesi sonucu davacı işçinin haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı ve ücretin içinde fazla çalışma ücretinin de bulunduğuna dair dosyada iş sözleşmesinin bulunmadığı belirtilerek fazla mesai ücreti alacağı hesap edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde 01.05.2002 tarihli iş sözleşmesinin ücret başlıklı 2 maddesinin birinci paragrafı “İş Kanunu gereği olarak aylık belirgin bir ücret olup, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri ve fazla mesai ücretlerini de kapsar” şeklinde düzenleme getirdiğinden,sözleşmenin düzenleme tarihi de dikkate alınarak haftalık 5,20 fazla mesai ücretinin ücretin içinde ödendiği kabul edilip, buna göre fazla mesai ücreti alacağının hesabı gerekirken dosya kapsamı ile örtüşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak fazla mesai ücreti alacağının yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
3-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Davalı vekili 11.02.2015 havale tarihli dilekçesi ile davacı vekilinin 27.01.2015 harç tarihli ıslahına karşı iki haftalık yasal sürede zamanaşımı def’inde bulunduğundan ve kısmi olarak açılan davada ıslaha karşı zamanaşımı def’i geçerli olduğundan,mahkemece davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden dava konusu işçilik alacakları hakkında karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.09.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.