YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6598
KARAR NO : 2017/28523
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 18/05/2016 gün ve 2015/10690 Esas – 2016/8122 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … ile davalı … arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasına dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 28.01.2015 günlü, 2014/834 Esas ve 2015/238 Karar sayılı hükme yönelik davacı idare vekili tarafından temyiz dilekçesi verilmesine rağmen, bu hususun gözden kaçırıldığı anlaşıldığından, Kapatılan 18.Hukuk Dairesi’nin 18.05.2016 günlü, 2015/10690 Esas ve 2016/8122 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 432. maddesi uyarınca nihai kararlara karşı temyiz süresi 15 gün, HUMK’nun 433/2 maddesi uyarınca katılma yoluyla temyiz süresi 10 gündür. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 31.03.2015 günü tebliğ edildiği, davalı vekilince ise karar 14.04.2015 tarihinde katılma yolu ile temyiz edildiğinden 10 günlük temyiz süresi geçirilmiş olup temyiz dilekçesi süresinde değildir.
Bu nedenle; davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin süre nedeniyle REDDİNE karar verildikten sonra ;
Davalı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Arazi niteliğindeki … Mahallesi 157 ada 39 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Davanın niteliği gereği yargılama sonucunda maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 27,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,50 TL nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,) cümlesinin eklenmesine,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 13/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.