YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16985
KARAR NO : 2017/19826
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin talep etmesine rağmen yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davacının başka dosyalarda tanık olarak verdiği ifadelerde, fazla mesai ücretlernin gecikmeli de olsa ödendiğini belirttiğinden fazla mesai ücret alacağı isteminin reddine karar verildiğini, yıllık izinlerini talep etmesine rağmen kullandırılmadığını ispat edemediğini, buna göre davacı tarafından haklı fesih olgusu ispatlanamamakla kıdem tazminatı isteminin de reddedildiğini, yıllık izin ücreti dava açıldıktan sonra ödendiğinden bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Temyiz:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; Mahkemece davalı işveren tarafından dosyaya sunulan ve davacının tanık olarak dinlendiği Uşak İş Mahkemesinin 2011/1269, 2013/359, 2014/459 esas sayılı duruşma tutanaklarındaki ifadelerinde, mesailerinin tam zamanında olmasa da 3-5 ay gecikmeyle ödendiğini, almadıkları mesai ücretlerinin olmadığını, fazla mesailerin bankaya yatırıldığını beyan ettiğini, davacının fazla mesai yönünden mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanlar kendisini bağlayacağından fazla mesai alacaklarının kendisine ödendiği kabulü ile fazla mesai ücretine hak kazanamayacağı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Davacının mahkeme huzurunda tanık olarak verdiği beyanları, kendi dosyası bakımından bağlayıcı olacağı değerlendirmesi doğru olsa da davacının ilgili dosyalarda beyanda bulunduğu tarihten sonra çalışmasının devam ettiği, buna göre ilgili beyanların verildiği tarihten öncesi için davacı açısından bağlayıcı olabileceği, beyan tarihi sonrası dönem bakımından davacının yukarıdaki ispat kuralları çerçevesinde fazla mesai ücret alacağı talep etmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmelidir.
Bu sebeple; davacının mahkemenin diğer dosyalarında tanık olarak beyanda bulunduğu tarihler tespit edilmeli, bu tarihler sonrasındaki çalışma dönemi bakımından dosya kapsamına göre inceleme ve değerlendirme yapılarak ödenmemiş fazla mesai ücret alacağı varsa hüküm altına alınmalıdır. Eksik değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yukarıdaki bozma sebebine göre yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda, davacının ödenmemiş fazla mesai ücret alacağı bulunduğunun anlaşılması halinde, iş akdinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatının hüküm altına alınması gereklidir. Ödenmemiş fazla mesai ücret alacağının bulunmadığının tespiti halinde ise şimdi olduğu gibi kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmelidir. Bu yönden de araştırmanın eksik yapılması bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.