YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2714
KARAR NO : 2017/15833
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında, katılan …’e yönelik, 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca, geceleyin birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dava zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Katılanlar … ve …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan, Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.10.2010 tarih, 2010/300 Esas ve 2010/490 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuğa sonuç olarak verilen 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesi kararı verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi nedeniyle Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 22.06.2015 tarih, 2015/5307 Esas ve 2015/4285 Karar sayılı kararıyla bozma kararı verildiği, daha sonra 08.10.2015 tarih, 2015/560 Esas ve 2015/699 Karar sayılı kararda bozma ilamına uyularak uygulama yapılması sonucunda sonuç ceza miktarı 1 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlendiği, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı gözetilerek, 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmişse de doğru uygulama yapılsa idi ceza süresi bakımından kazanılmış hak gereği 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesi şeklinde bırakılması gerekirken sonuç ceza miktarı 8 ay hapis cezasının aynı Yasa’nın 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince paraya çevrilerek, sonuç olarak 4.800,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi ile yanılgılı uygulama yapılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğine, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan …’e yönelik hırsızlık suçu ile katılanlar … ve …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak, sonuç ceza olan adli para cezalarının taksitlerinden birisinin süresinde ödenmediği takdirde tamamının tahsil edileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtar edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuk ve sanıklar açısından, sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, eşit olarak tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin, temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlele tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, adli para cezalarından sonra gelmek üzere” sonuç ceza olan adli para cezasının taksitlerinden birisinin süresinde ödemediği takdirde tamamının tahsil edileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtar edilmesine” cümlesi eklenmek ve hüküm fıkralarının yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin bölümde yer alan “eşit” ibaresi çıkartılarak, “neden oldukları yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuk ve sanıklardan ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin de paylarına düşen miktarda eşit olarak tahsil edilmesi” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.